"Herkesin her konuda fikri vardı, yalnızca kendi dediklerinin doğru olduğundan kuşkuları yoktu. Günlerce, gecelerce, haftalarca, yıllarca konuşur dururlar, iyi ya da kötü herhangi bir düşüncenin, ancak biri onu uygulamaya koymaya kalktığında var olabileceği gerçeğini göz ardı ederlerdi."
"Adalete olan masum güvenini kariyerinin ta başında yitirmişti; yasaların sorunları çözmek için değil, çelişkileri mümkün olduğunca uzatmak için yapıldığını çabuk kavramıştı."
Boğazında öfkenin ve çaresizliğin alev alev yanan kahkahasını duyumsadı. Kendini küçük bir çocuk gibi yere atıp hüngür hüngür ağlamadığına şaşırdı adeta. Ya da ayağa fırlayıp bu insanların önünde yere tükürmediğine...