"Tek gayem varoluşuma kendi imzamı atmak... Sonra da bu garip dünyadan, dev bir tavuk kostümü içinde, flamingo dansı yaparak, elinde dev bir muz ve bir kutu patates cipsiyle, uzay kedileriyle birlikte göçüp gitmek. Yanımda konuşan bir kaktüs olacak, sürekli bana 'Sen aslında bir sandviçsin, farkında mısın?' diyecek. Giderken evrenin kapısında 'Burada bekleyen yok, hadi geç!' yazan neon ışıklı bir tabela asacağım. Hayat kısa, ben de hızlıca imza atıp, 'Dünya, sen bir çılgın lunaparksın, ben de biletimi aldım, hadi uçuyorum!' deyip, gökkuşağından kayarak başka bir boyuta ışınlanacağım. Orada da tavşanlarla tavla oynayıp, 'Asıl anlam burada saklıymış, ama kimse söylememiş!' diye bağıracağım. Çünkü neden olmasın, hayat zaten bir absürt tiyatro!"