Erkek de, kadın da içinde üretildikleri işlikte, örneğin bağlantısız devinen bir gözkapağının, karınlarının içine yerleştirilmiş leş kokan bir fabrikanın izlerini taşır. Her ikisi de, içinde zavallı ruha çok az yer bırakılmış bir bedene sahiptir.
Evet, pantolonların ceplerini büyük diktiğimiz doğruydu. Ama cebimizde kitap taşıyabilmek içindi.İşlikte,bahçede cebimizde taşıdığımız kitabı okuyabilmemiz içindi.........elin askeri cebe göre kitap basınca medeniyet oldu, biz kitaba göre cep dikince vatana ihanet.
Erkek de, kadın da içinde üretildikleri işlikte, örneğin bağlantısız devinen bir gözkapağının, karınlarının içine yerleştirilmiş leş kokan bir fabrikanın izlerini taşır. Her ikisi de, içinde zavallı ruha çok az yer bırakılmış bir bedene sahiptir. Bu durumda, birbirlerini bağışlamaları gerekmez mi?
Victor, her zaman, sanatçının. halkla içiçe yaşaması gerektiğine inandı. Sadece arabanın camından dışarı bakmanınya da işlikte çalışmanın buna yetmeyeceğini,· sanatçının
herşeye katılması gerektiğini düşünürdü.
Kendisine öğretilenleri her zamanki buruk ve sabırsız tavrıyla algılayıp sepet örme işini öğrenmişti. İşlikte çalışanların hiçbirinin ondan hoşlanmadığını biliyordu. İnsanlar onu hiçbir zaman sevmemişti zaten.