İsmail⠀ོ

İsmail⠀ོ
@ismailbey
Huz mâ safâ, da’ mâ keder
Jandarma
Türk Dili ve Edebiyatı
Balıkesir
151 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
İnsan genelde hayatı şöyle düşünür: “Ben doğru adımı atarsam, karşılığında doğru sonuç gelir.” Bu düşünce kulağa çok mantıklı gelir. Çünkü zihnimiz düzeni sever. Sonucu baştan bilmek ister. Belirsizlik onu huzursuz eder. O yüzden hayatı çoğu zaman bir makine gibi hayal ederiz: Kolu çeviririz, aynı çıktı gelsin isteriz. Ama hayat böyle işlemez. Doğada, sokakta, ilişkide, işte… İçinde insan olan hiçbir yerde aynı koşullar birebir tekrar etmez. Aynı cümleyi iki farklı gün söylersin, bambaşka iki sonuç çıkar. Aynı teklifi iki farklı insana sunarsın, biri kapıyı açar, diğeri yüzüne kapatır. Aynı emeği iki farklı dönemde verirsin, biri karşılığını bulur, diğeri sessiz kalır. Buradaki kırılma şudur: Biz hâlâ “hesapla yürüyen” bir dünya beklerken, aslında “akışla yürüyen” bir dünyanın içindeyiz. İşte bu noktada hız ve uyum devreye girer. Hayatta çarpışmaların çoğu niyetten değil, hız farkından olur. Bir insan için “iyi niyet” çok şey ifade ederken, öteki için onu ilgilendiren tek şey “tempo”dur. Sen hızlısındır, o yavaştır. Sen hemen karar verirsin, o düşünmeden adım atmaz. Sen risk almayı seversin, o güven ister. İkiniz de kötü değilsinizdir. Ama hızınız aynı olmadığı için, bir süre sonra kopukluk başlar. Bu kopukluk önce küçük işaretlerle gelir: Mesajlar gecikir. Cümleler kısalır. Bakışlar eskisi kadar uzun sürmez. Sonra insanlar “ne oldu?” diye birbirine bakar. Aslında olan şudur: Aynı hızda uçmuyorlardır artık. Hayatta kalabalıklar halinde hareket eden her şey uyumla yaşar. Kendi başına değil, diğerine bakarak form alır. Kimsenin bir sonrakini “kontrol etmesine” gerek yoktur. Tek şart vardır: Hızını diğerine göre ayarlamak. İnsan ilişkilerindeki en büyük yanılgı şudur: “Haklıysam uyum da benimle gelir.” Oysa çoğu zaman haklı olan değil, uyum sağlayabilen ayakta
Reklam
Günaha girmek demek, yapmış olduğun bir şey yüzünden, anlaşılmaz bir şekilde, başına bir bela geleceğine, anlaşılmaz bir düzenin bozulduğuna, bunun geçmiş ve gelecekteki bir takım aksaklıklar zincirinin bir parçası olduğuna inanmak demektir. Yaşamak uzun bir toplama işlemi gibidir, arada bir toplama yanlışı yaparsan, doğru sonucu hiçbir zaman bulamazsın. Bir başka deyişle, zincirleme bir çarkın içinde kalırsın…
Kirlenmemek; kirden münezzeh olanlara, arınmak ise yazgısı kirlenmek olanlara özgüdür. Demek ki sen kirlenmemekle değil, arınmakla yükümlüsün.
Etiketi kaldırsalar aradan Kelleye de kafaya da baş derler Bunları da sayar isen sıradan Hayale de rüyaya da düş derler Rengi başka tüyü başka olsa da Şekli başka huyu başka olsa da Aslı başka soyu başka olsa da Kargaya da turnaya da kuş derler Bir adamda kötü niyet olursa İnat edip inadında durursa Gelen geçene bir de tekme vurursa İnsana da eşeğe de çüş derler... Bunu bir de ayırmazlar sıradan Sen bilirsin halimizi yaradan Beni sayma böyle işte sıradan İyi de olsa kötü de olsa yapılana iş derler...