İsmail⠀ོ

İsmail⠀ོ
@ismailbey
Huz mâ safâ, da’ mâ keder
Jandarma
Türk Dili ve Edebiyatı
Balıkesir
151 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Kişi öteki insanlardan uzaklaştığı oranda hakikate yaklaşırdı. Günlük yaşam, yalanlardan kurulu yüzeysel bir düzendi. Yanından geçenlerin her biri yalnızca birer yalancıydı. Bu yüzden zahmet edip suratlarına bakmıyordu bile. Kitleyi oluşturan şu kötü oyunculardan hangisinin yüzü çekici gelebilirdi ki ona! Gerçekte yüzlerini her an değiştiriyor, bir gün bile aynı rolde kalmıyorlardı.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi?" diye sorar, cevap ne olursa olsun, "Bütün insanlar doğru olsaydi yiğitliğe lüzum kalmazdı!" derdi.
Acının birine üzülmeden diğeri geliyordu. Yeni bir acıya ah edecek olsak, içimizdeki eski bir ah ağzımızdan çıkıp ona yer açıyordu.
Ölmüşse artık beni hiç ilgilendirmezdi. Ben öldükten sonra insanların beni unutacaklarını nasıl çok iyi anlıyorsam, bunu da kendim için öyle doğal buluyordum.
Bin dokuz yüz otuz dokuz: Karanlıkların içinde Ölülerle yaşıyoruz Puslu havayı sever kurt; Kaplamakta gökyüzünü Kurşundan ağır bir bulut. Her şey uyuduğu zaman Kıracak zincirlerini Gecede uyanık duran.