İsmail⠀ོ

İsmail⠀ོ
@ismailbey
Huz mâ safâ, da’ mâ keder
Jandarma
Türk Dili ve Edebiyatı
Balıkesir
151 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
İçimde henüz kullanılmaya fırsat bulamadığım güçler olduğunu hatırlatır, açığa çıkmayı bekleyen enerjilerle dolu bir varlığım. İçime dönüp o derinliği araştırabilirim, insan kardeşlerimle aramdaki gönül bağlarını keşfedebilirim böylece. O zaman korkularım azalır yalnızlık duygum geçer, karanlık uzaklaşır kalbimden. Aynı zamanda heyecandır gizem, bizi düşündürmek, duygulandırmak ya da eğlendirmek için kullanılır yazarlar tarafından. Gizemin en rahat ettiği en yoğun hissedildiği yer şiirdir. İlk çağlardan beri gizem sanatı. Yalvaçların, bilgelerin, ermişlerin armağanıdır. Sıradan bir madeni altına çevirmek isteyen simyacının yıldızlara bakıp evreni okuyan o ilk gökbilimcinin mirası. Gerçek şair dünyaya bakar ve başkalarının görmediği bağlantıları görür; ağaçla insan arasındaki bağlantıyı karıncayla bilgisayar arasındaki bağlantıyı yaratanla yaratılan arasındaki doğumla ölüm arasındaki bağlantıyı, parçacıkla bütün, uzayla zaman, nöronla atom arasındaki bağlantıyı. Her gizem çelişkiler barındırır; mesela doğduğu an ölmeye başlayan bir canlı insan.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öleceğimi bildiğim içindir ki bir penceremi bilinmeze açık tutarım, bir inanca tutunur, aydınlanmayı beklerim… Sanat zaten böyle bir beklentinin eseri değil mi? Ondan bize yaşadığımız topluma içinde var olduğumuz ve içimizde var olan doğaya dair gizemleri göstermesini beklemiyor muyuz? Cevapları bulamasa bile en azından soruları derinleşsin onları daha güzel daha zarif sorular haline getirsin diye doğmuş olmasın sanat? Edebiyatı da yaratan ve geliştiren bu gizem merakı sanki… Hangi türde yazarlarsa yazsınlar ışık tutmasını istiyoruz yazarlardan küçük de olsa söndürecekte olsak bir ışık bize hayatın diğer yüzünü gösteren… Gizem umuttur çünkü aynı zamanda potansiyel demektir.
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir. Bilmediklerimin yanında bildiklerim okyanusta bir damla, öğrenmeye çalışıyorum ama alabildiğim yol hala bir arpa boyu… “Durmadan kurulup dağılan şu alemde aldığım alacağım tek bir nefes onun da nerden geldiği nereye gittiği meçhul” demiş Hayyam Ömer… Bütün bu bilinmezler ardından bana bakıp gülümseyen şeyler var kendilerine bakıp heycanlanmamı bekleyen, cesaretimi toplayıp adım atmamı isteyen, karanlık sokaklara adım atan dedektifler gibi. “Aslolan gerçek göze görünmeyendir” diyor yazar “yalnızca yüreğin harcıdır görünmeyeni görmek.”
Dünyayı nasıl gördüğümüz, olayları nasıl değerlendirdiğimiz, mukavemet derecemizi de belirler… Mukavemet ediyorum o halde varım… Yaşamak direnmektir… Aslolan gerçek göze görünmeyendir. Gerçekten de gönül gözüyle bakmadığımız ne çok var.
Ruhun kök ve kanatlarının en derin ifadesidir Umut… Umut yeisi kovar ve zorlandığımız zamanlarda ortaya çıkan olumsuz duyguları uzaklaştırır. “Bu da geçer ya hu” diyebilmektir Umut. Kendimizden çok daha büyük bir şeyin parçası olduğumuza duyduğumuz inanç, benliğimizi ve ötekini birleştiren müteal bir amaca duyduğumuz sadakat, umudun yakıtlarıdır. Manevi Çaresizliğe karşı kalplerimizi birbirimize yaslayarak ortaklaşır umut. Yeryüzünde umudun çaktığı her kıvılcım üşüyen insana sıcaklık, kaybolmuşa ışık, susamışa su olur. Umuda çağrının değdiği her kalp ona cevap vermek zorunda hisseder… Ah şu hayatın zorlukları kimi zaman sırtımızı yere getirir kimi zamansa en sert rüzgârlar boran ve fırtınalar bile deviremez bizi.