Şimdi bana, yazmış olduğum bir kitap, farazâ Rusça, Japonca gibi bilmediğim bir lisana çevrilerek elime verilse, bunun kendi kitabım olduğunu bilemem. Meğer ki bir kimse, içinden velev birkaç cümlesini okuyup tercüme etsin. İşte insan da dünyâda ve ya daha evvelki hayatta yapmış olduğu iyi veya kötü hareketinin başka bir sûrete girmiş olarak karşısına çıktığını gördüğü zaman onu tanımaz, inkâr eder; bunun ancak kendi eseri olduğunu anlaması için bir hakîkat âliminin imdâdı lâzımdır.