Floransa ne kadar bizden değilse Kudüs de o kadar bizim değildi. Sokaklarda turistler gibi dolaşıyoruz.
Kamame Kilisesi’nin Hristiyan milletler arasında bölünmüş olduğunu bilirsiniz. İçerisinin her parçası ve kilisenin her hizmeti bir başka cemaatindir. Bu cemaatler yalnız anahtarı pay edememişlerdir. Anahtar bir hocada durur. Bütün bu kıtalarda işte biz bu hocanın görevini yapıyoruz. Ticaret, kültür, çiftlik, endüstri, binalar her şey Arapların veya başka devletlerin… Yalnız jandarma bizim idi; jandarma bile değil, jandarmanın esvabı.
Atatürk’ün ne filoloji ne hümaniter dediğimiz bilimlerle teknik bir adam olarak alakası vardı. Ama o zamanın Türkiye’sinde üniversite ıslahatında İstanbul Edebiyat Fakültesi ve bozkırdaki Ankara’da Dil Tarih’i kurdu. Dil Tarih, Ankara Üniversitesi’nden de eskidir. Sümeroloji, Hititoloji, Hindoloji gibi bölümleri neden kuruyor? Bir kere anlıyor ki Türk tarihini anlamak için dünya tarihini bilmek lâzımdır.