İsmail Sarı

İsmail Sarı
@ismailssarii
İstanbul'a aşık bir şair
Bu sabah ellerim ceplerimde değil çünkü ceplerim yok artık, her şeyimi bir çocuğun gülüşüne bıraktım. Bir ekmek kırıntısı kadar umutla yürüyorum sokaklarda, asfalt sıcak, gökyüzü maviye çalışıyor ısrarla. Bir işçi terini siliyor alnından ben onun alnında yarınları görüyorum. Bir kadın pencereden bakıyor —daha iyi günler mümkün diyor bakışıyla. Korkma diyorum kendime, korkma dünyaya: insan dediğin yenilir bazen ama vazgeçmez. Çünkü sevda bir tek iki kişi arasında değil, sevda bir memleket kadar büyük, bir lokma ekmek kadar gerçek.
Reklam
Bilgi, bana bir harita odası gibi geliyor. Kütüphaneye her gidişimde bunu düşünür etkilenirim. Öğretmenlerin rolü, çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu sistemli biçimde öğretmek. Öğretmen harita odasındaki rehberdir, hepsi o.
Bütün çocukluğu ve gençliği boyunca belirsiz bir huzursuzluğun sıkıntısını çekmiş, ne istediğini hiç bilememişti. Ruth’a rastlayana kadar ne olduğunu anlayamadan boşu boşuna arayıp durduğu bir şey istemişti hep. Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlamıştı, ama artık ne istediğini açık ve net olarak biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu
Alıntı
Onun ruhunun aynası olan gözlerde, kendi özünün de emaresini görmüştü
Alıntı

İsmail Sarı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·254 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 18:49
·
2026 14. kitabı
Nizamülmülk
8.4/10 · 4.699 okunma
Reklam