Mustafa İsmet Başboğa

Mustafa İsmet Başboğa
@ismetbasboga
Muhacir/Vicdan ve merhamet kutbuna hicret ediyorum.
Kudüs Davası/Şeyh Ahmed Yasin
O dede, bu gencin eline bir sapan verdi.Kalbine doğru bir şeyler üfledi.Sonra dedeyi kaçırdılar.Dedenin üflediği şeyler genci ayağa kaldırdı.Ona "Otur!" dendikçe o koştu, koşturdukça coştu.Heyecanlandı,heyecanı Kudüs'ten Kabe'ye kadar her yöne yayıldı. Dedenin peşine düştü.Dedeyi geri getirdi. Dede üflemeye devam etti.Dede üfledikçe o ayağa dikildi.Dimdik oldu.Bir daha da ne oturdu ne de uyudu.Ümmetini de uyandırdı.Az kalsın gömülecek olan idealleri canlandırdı.Kudüs diye bir dava çıktı önümüze.Yemekten, gezmekten, eğlenmekten önemli şeyler gösterdi bize. ....................................... Elinde sapanıyla o genç de anladı dedeyi. Şimdi, henüz tüyleri siyah bile olmadı onun. O, aksakallı dede hiç değil. Ama o dede gibi heybetli ve ciddi. O, onun tekerlekli sandalyeyle gittiği yerlere yürüyerek gidiyor. Yürüyor o genç. Elindeki sapanla kalbindeki heyecanla yürüyor. Ardından da bir Ümmet yürüyor.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Din
Reklam
9/10
·191 syf.·
Beğendi
·
2020 103. kitabı
Nureddin Yıldız
9/10 · 3.802 okunma
Hayatımızda para ile sahip olabileceğimiz şeyler hızla çoğalırken; para ile asla sahip olamayacağımız, terbiye gibi, edeb gibi, bilgelik gibi, erdem/sevgi/saygı gibi temel değerler hızla azalıyor.Bir araya getirilmeleri mümkün olmayan, uzlaştırılmaları/bütünleştirilmeleri asla mümkün olmayan pek çok şey birbirine karışıyor.Hayatımız bütün boyutlarıyla matematikleşiyor.Matematikleşme ise, hayatlarımızı/varoluşlarımızı anlamsızlaştırıyor.Küresel kültür tarafından yeni bir kolonizasyona(sömürülmeye) tabi tutuluyoruz.Hayatımız parasallaştığı için ucuz hayatlar, ucuz ilgiler ve ucuz beklentiler içerisinde yaşıyoruz.Zenginleştikçe açgözlülüklerimiz de o oranda artıyor, ahlaki yoksulluklar başlıyor
Sayfa 191·Kitabı okudu
Din
Zihinsel sömürge durumuna sürüklendiğimiz günden bu yana, İslam dünyası toplumları olarak zihinsel yoksullukla ve yoksunluklar yaşıyoruz.Zihinsel yoksulluklar sebebiyle, anlam bulanıklıkları, anlam belirsizliklerini alamıyor, gündelik şeylerin dünyasında, gündelik ilgilerle yaşamaya devam ediyoruz.Zihinsel zenginlikler, zihinsel bağımsızlık ve zihinsel üretkenlik yoluyla sağlanabilir.
Bir 'dava'ya inanmak demek, o dava ile bütünleşmek, o davanın, her an, her yerde içerisinde olmakla mümkün olabilir.Kelimelerimiz eyleme dönüştüklerinde, fikirlerimiz davranışlarımızda görünür hale geldiklerinde bir değer kazanırlar.'Ego'sundan kurtulamayanlar, hiç bir 'dava'ya hizmet edemez, katkıda bulunamazlar.Klişelere saplanıp kalmak, yeni imkanlara ve yeni çözümlemelere uzak kalmak demektir.Klişelere saplanıp kalanlar gerçeği hiç bir zaman gereği gibi göremezler.Gerçeği görememek, hayatı ve tarihi görememektir.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Reklam