"Daha doğrusu, bu hikâyeyi yazarken yeterince utandım: Yani bu, edebi bir eserden ziyade günahlarımın kefaretini ödemek oldu. Bir köşeye çekilip ahlak bozukluğunla bütün bir ömrü nasıl heba ettiğimi. Kötücül, boş bir gururum yüzünden yaşayan âlemle her türlü bağı keserek yer altına çekildiğimi uzun bir öykü gibi anlatmanın hiçbir ilginç yanı yok elbette; hem romanda bir kahraman olmalıdır, halbuki benimkinde bir kahramanın tersi olan ne kötü özellik varsa kasten bir antikahramanda toplanmış. Bütün bu yazdıklarımın tatsız bir etki yaratacağına da eminim, zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör topal insanlarız." Sayfa 138
“Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov’lar kaldı; çünkü Oblomov’lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. Toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz. Onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek gerekecektir.”
Cinayet suçu ile tutuklanan ve mahkemede altı hafta sonra idam edileceğini öğrenen bir idam mahkumunun korku ve umut dolu anlarını anlatır. Kahraman uzun yıllar boyu işkence çekeceği kürek mahkumu olmak yerine, idam cezasını seçer fakat idam edileceği günü beklemek, idam edilmekten daha korkunçtur.
Ayağındaki rahatsızlığından dolayı çocukluğunu yaşayamayan 15 yaşında bir gencin; psikolojisini, umudunu, umutsuzluğunu, sevgisini ve acizliğini çok güzel işleyen bir eser.
Her Türk'ün kesinlikle okuması gereken bir eser.
Şişli'de ateşten gömleği sırtlarına giyen kahramanlarımızın, birbirlerine ve vatana olan aşklarını, İzmir'in yolunda feda ettiklerini ve birir birer yanarak kül oluşlarını görüyoruz.