İçlerinde insanlığa dair kalıntılar bulunduğu müddetçe insanların egemenlik altına alınmaya izin vermeleri için şu iki şeyden birisi olmalı: Ya mecbur kalmalılar ya da kandırılmış olmalılar[...]
Böylece kendi varlığını hisseden her varlık, tutsaklığın felaket olduğunu hisseder ve özgürlüğü arar. İnsanlara hizmet etmek için yaratılmış hayvanlar bile ancak karşıt bir arzuyla itiraz ettikten sonra boyun eğiyorsa hangi bahtsız kötü eğilim, özgür yağamak için doğmuş insan doğasını, özgür halinin hatırasını, hatta bu hale dönme arzusunu bile bu denli unutturacak kadar bozmuş olabilir?
Sadece kulluk etmemekte kararlı olun, özgür olursunuz! Sizin onu itmenizi veya onu sarsmanızı istemiyorum, sadece onu taşımayı bırakın ve göreceksiniz, kaidesi altından alınmış kocaman dev bir heykel gibi, kendi ağırlığıyla düşüp parçalanacaktır.
Oysa bu efendinin sadece iki gözü, iki eli, bir bedeni var ve kentlerinizin sonsuz sayıda sakininden daha fazla bir şeyi yok. Sizden fazlası, sizi yok etmesi için ona verdiğiniz olanaklardır.
İki tarafa silahlı elli bin adam koyalım, bunları savaş düzenine göre yerleştirelim ve kapışsınlar; özgür olan taraf özgürlüğü için savaşsın, diğer taraf bunu ellerinden almak için. Sizce zafer kimin olacaktır?