Berke

Berke
@ismimberke
sıkıcı kitaplar okur, sıkıcı filmler izler.
Sonunda sisi deldi, bir Albatros geldi, Çıkageldi öyle bir yerlerden; İyi yürekli bir Tanrı kuluymuş gibi Bakıp selamladık hepimiz birden.
Şiir
Reklam
“Ve sonra bir FIRTINA koptu Dev gücüyle tutup savurdu bizi, Düşüp son hızla peşimize Güneye kovaladı gemimizi. Direkler eğik, burnumuz batmış suya; İnsan düşmanın sillesinden kaçar ya Soluğunu ensesinde duya duya Ve koşar başını hiç kaldırmadan, Gemi öyle koştu, rüzgâr öyle coştu: Kaçtık güneye hiç durmadan."
Şiir
“Rıhtımdan uğurlandık, sefere yollandık, Çıkıp limandan açtık yelkenleri, Ardımızda kaldı kiliseyle tepe, Ardımızda kaldı deniz feneri. Güneş doğdu sol yanımızdan, Doğdu içinden denizin; Işıdı var gücüyle ve ateşten yüzüyle Battı sağda içine denizin. Tırmandı daha yükseğe her gün, Ta ki öğle vakti geldiğinde - ”
Şiir
Film önerisi: Çatlak (2020)
Senaryosu ve yönetmenliği Fikret Reyhan'a ait olan ve 2020 yılında vizyona giren Çatlak filmi, Londra'da çalışan Fatih'in ailesine göndermek için Ayhan'dan borç almasını ve Ayhan'ın bir süre sonra Fatih'ten bu borcunu ödemesini istemesini anlatıyor. Zor durumda kalan Fatih kredi çekmeyi başaramaz ve konuyu bir aile buluşmasında dile getirir. Bu problem ailede bir çatlak etkisi yaratarak ailenin her bir ferdinin egosunu sert şekilde dile getirdiği bir ortam yaratacaktır. Film genel olarak dışarıdan sıcak görünen aile ortamının ve akrabalık bağlarının maddi meseleler mevzubahis olduğunda birden nasıl un ufak olabildiğini çarpıcı şekilde aktarıyor. Aç gözlü evlat, dini değerleri pragmatik birer maşa olarak kullanmaktan çekinmeyen bir baba, yalancı gelin şeklindeki karakterlerle bu filmde izleyiciye çarpıcı gerçeklikler sunmaktadır. İzlenmesini tavsiye ederim. Fikret Reyhan’ın ilk gösterimini 2020’de Antalya Film Festivali’nde yapan ve kendisine Jüri Özel Ödülü’nü kazandıran bu filmi 2020'nin en beğenilen filmlerinden biriydi.
Sinema
Film önerisi: Godland (2022)
19. yüzyıl İzlandası'nda geçen film, Danimarkalı bir rahipin, yeni bir kilisenin yapımını gözlemek ve halkın fotoğraflarını çekmek için adaya gönderilmesini anlatır. İzlanda’nın sert iklimi, doğası ve kırsal yaşamı bu rahipin inancını, misyonunu ve amacını adeta test etmektedir. Film esasen konu olarak ilgimi çekmişti. Ayrıca muteber bir film festivali olan Cannes'da da Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış Ödülü) alan bu filmin sonu da çoğu Arthouse yapım gibi oldukça kafa karıştırıcıdır. Çeşitli metaforlarla ve Hıristiyanlık eleştirileriyle dolu olan bu filmi tavsiye ediyorum.
Sinema
Reklam