Çünkü bu kaynaktan çıkmıştır aslında
Kadın dediklerimizin o belalı soyu,
Ölümlü insanların o baş belası.
Fukaralığa bir türlü alışamaz kadınlar,
Hep bolluktur onların özledikleri.
Bütün halkın gözü onun üstünde olur
Haklı ve dosdoğru yargılar verdiği zaman.
Hiç yanılmadan söylediği sözler
Son verir hemen en büyük çatışmalara.
Kralın akıllısı buradan anlaşılır:
Haksızlığa uğramış insanların
Kaygısızca öç almasını sağlar
Yatıştırıp yürekleri tatlı sözlerle.
Halkın ortasında yürüdüğü zaman
Bir tanrı gibi sayılır, kutlanır,
Yumuşak davranışıyla ışık salar
Çevresinde kaynaşan kalabalıklara.
Ünlü mitolojik Babil tanrısı Marduk'un Tiamat'ı yenerek dünyayı yeniden yaratması anlatılıyor. Yedi adet tabletten yani bölümden oluşan kitap hızlıca okunsa da yine de dikkat istiyor. Mitolojik metinlerde sıkça rastlanan sembolizm burada da mevcut, bir şeyle başka bir (veya birçok) şey kastediliyor. Babil mitolojisinde insanın ve dünyanın yaratılışının anlatıldığı bir metin. Dini törenlerde (bugünkü Yasin-i Şerif gibi) toplu halde okunmaktaymış. Eserin son bölümünde de bu eserin halk tarafından sık sık okunması tembih ediliyor. Ayrıca kitaptaki tanrıların savaşması, insanlar gibi saraylarda yaşamaları yani antropomorfik (insanbiçimci) özellikte olmaları Mısır, Yunan, Sümer ve İskandinav mitolojileri gibi birçok söylencedeki Tanrı anlayışlarıyla benzerlik gösteriyor. Bu milletler arasında, geçmişe dayanan bir kültürel etkileşimden söz edilebilir.