_Küçük kılıbık adam. Korktuğun için bağırıyorsun.
_Ben kim oluyorum ki kendi görüşüm olacakmış. reis ne derse o’dur.
_Düşüncelerinin yanlış olup olmadığını sormadın kendine hiç?
_20 yıllık olayları anımsayacak beynin yok, bu nedenle, iki bin yıl öncesinden aptalca dini sözlerini tekrar söylüyorsun.
_Beni ahlaksızlıkla suçlarken doğrudan gözlerimin içine bakamazsın. Çünkü hangimizin daha ahlâksız, hangimizin şehvet düşkünü, hangimizin açık saçık yayınların hayranı olduğunu çok iyi biliyorsun.
_Eleştirmeye her an hazırsın, ama eleştirilmek istemiyorsun. Onu kendi beş para etmez terazine koyuyorsun ve senin normallik ölçülerine uymadığını söylüyorsun.
_Dinsel hoşgörüden yanasın değil mi? Kendi dinine karşı hoşgörülüsün ama başkalarınınkine karşı hiç de hoşgörülü değilsin. Biri kalkıp da doğaya hayranlık duysa öfkeden kuduruyorsun.
_Tavan başına çöküyor ama sen devlet sağ olsun diyorsun. Altındaki döşeme çöküyor ama sen büyük reis diyorsun. Su boruları patlamış, çocuğun boğuluyor sen devlete başkaldırma diyorsun. Karın zatürreden yatıyor sen yahudi ilacı kullanmam diyorsun. Ve yardım için tanrıya yakarıyorsun.
_Doğallığını yaşayan bir insana neden ters bakıyorsun? Neden düşmek üzere olan birine bir çelme de sen takıyorsun ya da düşmüşü tekmeliyorsun; hakikati söylemenin gerekli olduğu durumlarda yalan söylüyorsun ve neden yalana karşı olacağına hakikate karşı koyuyorsun.
_Asıl açıklanması gereken, neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın hakkını aradığı değil. Neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun haklarını aramadıklarıdır.
_Tüm açları doyuracağını söyleyen sen, kendi çocuklarının açlığını milyon kez artırdığını bilmiyorsun.
_Küçük çocukları, şehvet düşkünü dincilere karşı koru. Sağlıklı çocukları böylesi adilerin eline teslim ettiğin,