Tasavvuf(!)
1807. Ve eğer da'vet ederse, ayândan ve vahiyden ve te'yîdden değil, bir taklîd ile olur. Ve eğer o rahmet-i cüz'î sâhibi, da'vâ-yı irşâda kıyâm edip, halkı da'vete kıyâm ederse, onun önüne gelen kimseyi da'veti, taklîd ile olur; yoksa da'vet ettiği kimsenin isti'dâdını muâyene ettiği veyâ o kimse hakkında vahy ve ilhâm tarîkiyle bir emir telakkî ettiği veyâ sâir sûrette keşf tarîkiyle te'yîd edilmiş bulunduğu için değildir. Kendisi usûl-i tarîkati zâhiren öğrenmiştir ve her önüne geleni da'vet edip, ale's-seviyye zikir ve evrâd telkîn etmekte bulunmuştur. İnsân-ı kâmil ise böyle değildir; isti'dâd sâhiblerini avlamak ve nefis yolundan ayırıp, onları isti'dâdlarına göre terbiye ederek Hakk'a îsâl etmek isterler. Bunun için, memâlik-i islâmiyyenin her tarafına müstevlî olan bu meşâyih-i rüsûm ve mukallidîn, etraflarına binlerce mürîd toplamış oldukları halde, maatteessüf içlerinden birinin sülûkünü itmâm ettiği görülmemiş; bir şeyden haberi olmayan kimselere, mahzâ kıdem sâhibi olduğu için hilâfet verilmekte bulunmuştur. Zavallı insanlar! Hilâfet veren şeyh, "Şu kadar halîfem vardır" diye öğünür; ve hilâfet alan bîçâre de, kendisini şeyh zannedip, bununla tefâhür eder. Ahmed Avni Konuk Mevlana Celaleddin-i Rumi
Hayat kimisine göre sıradanken kimilerine göre de bir o kadar karmaşık. Birilerinin yaşamak için davası, savaşı varken dünyanın öbür ucundaki birileri sadece yiyip içip galesiz ölmek. Sayısız nimet ve imkâna rağmen, sadece kendini düşünerek hikmete koşmayan ve hayâtını boş geçirenler var bunlar da meyvesiz bir ağaç' a benziyorlar. Misal; Çınar ağacı büyük bir ihtişama sahiptir ve bin yıl yaşayabilir. Lâkin meyvesi yoktur. Hatta ondan kereste bile olmaz, sadece odun olarak kullanılabilir. Lâkin bir zeytin ağacı dikildikten bir sene sonra hemen meyve vermeye başlar. Zâhiren bakıldığında bir ihtişâmı da yoktur. İnsanlar o kadar çok popüler kültür kölesi olmuş ki dışarı çıkıp baktığımda artık kız ve erkeği birbirinden ayırt edemez olduk. Ve bilgiye erişimleri tek tuşla olacak fırsatları var ama kullanmıyorlar. Bir şeyi veya görüşü savunuyorlar ama kendileri araştırdıkları bilgilerle değil hazır önlerine yalan yanlış konulan bilgilerle. Tek şaşırdığım nokta ise karşımda pırlanta gibi bir genç var ve çok akıllı maşaAllah ama zekasını kullanmıyor...
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Vefa imandandır demiş (SAV)..
Işık Hadisesi; Kaynaklarda İbrahim Hakkı'nın müspet ilimlerde en büyük eseri olarak hocası Ismail Fakirullah'a yapmış oldüğü türbe gösterilmektedir. Müspet ilimlerle yakından ilgisi olan bu türbe hiç kuşkusuz banisinin iyi bir matematikçi ve iyi bir astronom olması ile ortaya çıkmıştır. Kozmografik bir özelliğe sahip olan türbenin yapımı ile ilgili şunlar anlatılmaktadır: İbrahim Hakkı, "Yeni yılda doğan güneş, ilk olarak hocamın baş ucunu aydınlatmazsa ben o güneşi neyleyeyim.” dediği rivayet edilen bir gerekçe ile astronomi ve mimari açıdan büyük bir işe imza atmıştır. "Bu ulvi niyet ve bilimsel birikimle türbeyi inşa eden İbrahim Hakkı hemen yanı başına on metre yüksekliğinde bir de kule yapmıştır. Türbenin yaklaşık 3 km uzağına harçsız bir duvar örmüştür. Kal'atü'l-üstad (Hoca/Usta kalesi) denilen bu duvarda, çeyrek metrekare kadar bir pencere açmış ve burayı nişangâh olarak kullanmıştır. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde, hocasının baş ucu ve kademiyle aynı doğrultudaki kule ve kaleyle hizalanan güneş, mezkûr pencereden 14 geliyormuş gibi önce kuleye uğramakta, oradan kırılarak türbenin penceresinden içeri dolmakta, ziyaret edercesine birkaç dakika boyunca Fakirullah Hazretleri'nin baş ucunda kalmaktadır.. Erzurumlu İbrahim Hakkı
Din
O gün gelecek hiç süphesiz!
​"İnsanlık huzur içinde uyurken hakkı unutur; ancak fırtına koptuğunda sığınacak bir liman, kan göle döndüğünde ise bir 'Nuh’un Gemisi' arar."
Alıntı
➡️ *İslam nimetinin elden çıkması* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 26.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: İslamiyet gibi, Allahın ihsan ettiği en kıymetli nimetlerin insanın elinden çıkmasının sebebi veya sebepleri nedir?* *Cevap:* İslam nimetlerinin elden çıkmasına sebep olanlar iki kısmdır: Birincileri, düşmanlıklarını açıklayan kâfirler olup, bunlar bütün silahlı kuvvetleri, propaganda vasıtaları ve siyasi oyunları ile, İslamiyeti yıkmaya uğraşıyorlar. Müslümanlar, bunları biliyor ve onlardan üstün olmaya çalışıyor. İkinci kısım kâfirler, kendilerine Müslüman ismini ve süsünü verip, din adamı tanıttırıp, Müslümanlığı, kendi akılları ile, keyiflerine uygun bir şekle çevirmeye uğraşıyor, Müslümanlık ismi altında, yeni, uydurma bir din kurmak istiyorlar. Müslümanların çoğu bu düşmanları, bazı sözlerinden ve İslamiyeti yıkıcı davranışlarından seziyor ise de, çok kurnaz idare edildikleri için, birçok sözleri revaç bulup, Müslümanlar arasında yerleşiyor. Bazıları da; “Bu asırda yaşayabilmemiz için, milletçe, topluca Garplılaşmalı, Batılılaşmalıyız” diyor. Bu sözün iki manası vardır: Birincisi, Batılıların fende, sanatta, imar ve refah vasıtalarında bulduklarını öğrenmek, yapmak, bunlardan istifadeye çalışmaktır ki, bunu İslamiyet de, zaten emretmektedir. Fen bilgilerini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğu, kitaplarda, vesikaları ile bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte; *(Hikmet yani fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın!)* buyuruldu. Fakat bu, Batıya uymak değil, ilmi, fenni onlarda bile arayıp almak ve onların üstünde olmaya çalışmaktır. İkinci manada Batılılaşmak ise, ecdadımızın doğru ve mukaddes yolunu bırakıp, Batı'nın bütün âdetlerini, ahlaksızlıklarını ve hepsinden daha acı olarak, dinsizliklerini alıp, camileri kilise ve eski sanat eseri şekline
Alıntı
İslam’da ilim öğrenmek, hem farz kılınmış hem de yüceltilmiştir. Ancak bir toplumda cehalet övülüp, bilgi hor görülüyorsa; âlimin sözü değersizleşir, hakikati dile getirmek ise kişiyi yalnızlaştırır. Tıpkı Firavun’un sihirbazlarına karşı Hz. Musa’yı destekleyenlerin cezalandırılması gibi. 🌨️🌨️🌨️🌨️
Din İslam