Çatlayınca şafak, cihat günü gelende,
Bize er meydanından başka mekân haramdır. Kan kustukça Doğu Türkistan,
Göz yaşları içinde kan akıyor Filistin'de,
Durmak bize zulümdür, susmak bize haramdır.
🇹🇷🌹🇹🇷
Anlımız hürriyetle secdeye varmadıkça, Mescid-i Aksa'nın o mahzun kubbelerinde... Mekke'de, Medine'de putlar devrilmedikçe,
O kibir kuleleri yerle bir olmadıkça;
Dinmez bu kalbin harı, sönmez içimdeki kor!
🇹🇷🌹🇹🇷
Gelsin o kutlu gün, çekilsin ak kılıçlar,
Giyilsin şehadetin en güzel libasları.
Şehirlerin bağrında bilensin pusatlar,
Sarsın yeri ve göğü yiğitlerin zikirleri.
🇹🇷🌹🇹🇷
O gün inmez mi sandın göklerden şehitler?
En önde Şüheda Seyyidi Hazret-i Hamza! Yeniden saffı tutup demez mi "Allah Allah!"? Ve nurlu ordunun başında Kutlu Peygamber, Komuta etmez mi o en dehşetli meydanda? Çekmez mi kılıcını ümmet için nebiler?
Uyan ey uykudaki koca tarih, uyan ey İslam!
🇹🇷🌹🇹🇷
Vaat edilen o büyük cihat günü gelince,
Er meydanı canlara can katan bir haktır bize. Doğu Türkistan'da kandan parlayıp,
Filistin gülünce, çocukların gözlerindeki ışık dünyayı aydınlatır.
Özgür tek bir secde düşmeden Aksa'mıza;
🇹🇷🌹🇹🇷
Ve Mekke'nin, Medine'nin ufkunu boğan,
O taştan kibir kuleleri yıkılmadıkça.
Bu kınından çıkmış kılıçlar durulur mu? Giyinsin yiğitler en güzel şehadet gömleğini, Şehirlerin kalbinde demirler ateşle bilensin.
🇹🇷🌹🇹🇷
Yer gök zikirle titresin, sarsın her yeri; "Allah!" nidasıyla semanın kapısı delinsin.
Bak, o gün göklerden şimşek gibi iner şehitler, Başlarında Hazret-i Hamza, aslanlar aslanı... Yürür ordunun önünde rehber Peygamber, Aydınlatır nuruyla o kapkara meydanı.
Kılıçlar çekilir, hak batılı can evinden vurur!