- Îsra, Ayet 25
"Rebbê we, bi tiştê di dilê we da baş dizane. Heke hûn qenc bin (bizanin ku) ew, kesên ku berê xwe didin wî her dem dibexişîne."
Din
İsra suresi
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla 9. Kuşkusuz bu Kur'an en doğru olana iletir; dünya ve âhiret için yararlı işler yapan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. 10. Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de ağır bir azap hazırladık. 11. İnsan, şerri de hayrı istediği gibi ister. İnsan pek acelecidir!
Sayfa 282
Din İslam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan çok ace lecidir. (İsra Suresi 11)
Sayfa 134
Alıntı
İsra / 80
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Ve de ki:" Rabbim; beni doğruluk yerine koy. Ve doğruluk yerinden çıkar. Ve katından beni destekleyecek bir kuvvet ver."
Sayfa 62 - Ravza·Kitabı okuyor
Din
Kırkdördüncü Menâkıb: Bir gün sabâh nemâzı vaktinde, hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” mescide giderken, yolda bir ihtiyâra rast geldi. İhtiyârın ak sakalına hurmet edip, önüne geçmeyip, âheste âheste ardınca giderdi. Mescid kapısına vardıkda ihtiyâr içeri girmeyip, gitdi. Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” anladı ki hıristiyân imiş. Mescidde Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerini rükû’da buldu. Güneşin doğma zemânı yaklaşmış idi. Cemâ’ate uyup, nemâzı kıldılar. Nemâzdan sonra, Sahâbe-i kirâm “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” hazretleri, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinden sordular ki: Yâ Resûlallah! Birinci rükû’da âdet-i şerîfinizden ziyâde durdunuz. O kadar ki, güneşin doğması yaklaşdı. Lutf edip, sebebini beyân ediniz. O Server-i Enbiyâ hazretleri buyurdular ki, (Âdet mikdârı rükû’ tesbîhini edâ etdikden sonra, Semi’allahülimen hamideh deyip, kıyâma kalkmak istediğimde, Cebrâîl aleyhisselâm sidret-ül müntehâdan sür’atle gelip, kanadı ile arkamı basıp, başı ile başımı tutup, kalkmama engel oldu. Bundan başka, hikmetinin ne olduğunu ben de bilmiyorum) buyurdular. Allahü Sübhânehü ve teâlâ azze şânühü hazretleri hazret-i Cebrâîle emr eyledi ki, var Habîbime, sebebini bildir. Eshâbına bu sırrı açıklasın. O sâat hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm Habîbullahın huzûruna gelip, haber verdi ve dedi ki: yâ Resûlallah! Mubârek başınızı rükû’dan kaldırmak istediğiniz zemân, Allahü teâlâ bana emr etdi ki, var Habîbimin arkasını tut; rükû’dan kalkmasın ki, benim kulum Alî, yolda, bir ak sakallı ihtiyârın, sakalına hurmet edip, âheste yürümekle, cemâ’at sevâbından mahrûm kalıyor. Kalmasın, Habîbime erişsin. İftitâh tekbîrinin sevâbına nâil olsun. Ben de geldim, Sultânımı rükû’da tutdum ve Alî geldi. Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri
Sayfa 350·Kitabı okuyor
Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "isra gecesinde dudakları ateşten makaslarla kesilen kişilerle karşılaştım.<Ey Cebrail! Bunlar kim> diye sorduğumda, bana: bunlar ümmetinden, insanlara vaazlar veren kişilerdi. Kitab'ı okudukları halde insanlara iyiliği emreder, ancak kemdilerini unuturlardı. Oysa hiç düşünmediler mi? Dedi"