Göğe burçlar yerleştiren, orada bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay yaratan ne yücedir. Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O’dur. Rahmân’ın has kulları onlardır ki yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler; cahiller kendilerine sataştığında ise: “Selâm!” der geçerler. Onlar gecelerini Rableri için secde ederek ve kıyamda durarak geçirirler. Ve şöyle yalvarırlar: “Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Çünkü onun azabı gerçekten yakayı bırakmaz.” Şüphesiz orası ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır. Onlar harcadıkları zaman ne israf ederler ne de cimrilik ederler; bunun arasında dengeli bir yol tutarlar. Furkan Suresi 61 ila 67.nci Ayetler Arası
Estağfurillah cjcjc
Allah aşkına, tamam; haklı olduğu noktalar var. İsraf konusunda sicilimiz pek temiz değil. Ama geçmişle bugünü bu kadar hoyratça karşılaştırmak da insafla bağdaşmıyor. Şartlar değişmiş, insanlar değişmiş, hayat değişmiş. Eleştiri yapmak başka, meseleyi olduğundan büyük göstermek başka. Sayın yazarımız ikinci yolu tercih etmiş gibi görünüyor.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kendinize ait tek seferlik hayatı, başkalarını memnun etmek için israf etmeyin.”
Huzur
Para harcamadan mutlu olmanın, tabiricaizse nefes almanın dahi maliyetlendirildiği şu gaddar kapitalist dünyada, insanlığın türlü türlü tatmin ve mutluluk arayışlarını müşahede ediyorum. Bir gün önce, sevginin ve kıymetin ölçüsünü ancak parayla pulla, maddiyatla biçen bir ahbabımı ziyarete gitmiştim; onun dünyasında sevgi, baha biçilen nesnelerin gölgesine sıkışmıştı. Bugün ise, haftanın ve bitmek bilmeyen ev işlerinin yorucu kasvetini bir nebze olsun üzerinden atabilsin, kalbi nefes alsın diye vaktimi Valide Sultanıma vakfettim. İşte o an anladım ki, milyarlarca liralık tüketim çarklarının arasında, huzuru tek bir kuruş harcamadan da sinesinde büyütebilen yegane şahsiyetlerdir fıtratını koruyan valide sultanım. Valide Sultanın modern çağdan zerre kadar bir beklentisi, lüks bir talebi yahut tüketime endeksli bir isteği yoktur. Onun için temiz bir havadan, gökyüzünün fıtri aydınlığından daha değerli bir hazine bulunmaz. Önüne dünyaları serseniz, kendi evinde el emeğiyle pişirdiği o mütevazı yemeğin lezzetini ve samimiyetini hiçbir rüküş restoranda bulamazsınız. Bir yerde oturup çay içmek istediğimizde dahi, evladının cebinden çıkacak paraya kıyamayan, o harcamayı lüzumsuz bir israf ve fıtrata muhalif bir yük olarak gören müstağni bir ruhtur o. İnsan zihninin dehlizlerini izlemeyi, kalplerinden geçen gizli fikirleri ferasetle tahlil etmeyi öteden beri çok severim; zira bu içsel gözlem, bende meselelerin içyüzünü anlama kabiliyetini ve empati ufkunu geliştirdi. İstanbul’un sahil kasabalarından birinde, bugün bir kafenin bahçesinde otururken kendisini seyrettiğimi bilmeden etrafı süzüşünü izledim Validemin. Sormadım, kelama dökmesini istemedim ama onun o dingin çehresinden ne düşündüğünü ferasetimle gayet iyi okuyordum. Oturduğumuz mekandaki kadınların kıyafetleri,
Duygu ve Düşünce
Ve her mart sonu bir doğumu hatırlayınca çöken hüznün benzeri yaz tatili başlayınca da çöker... Yeni başlangıçların umutlarına bir hazan vurmuştur bir yazın başlangıcı... Nice hatıralar acılaşmıştır akabinde gelen bir sonbaharda... Ve kekremsi bir tat bırakır hatırlandıkça... Ne yazsan çare etmez ama hep bir "keşke" durağı kalır dimağında... "Acaba" veya "belki" ile devam edersin. Başkasıyla mutluluğu değil de onunla hüznü seçmeye talipken bir de üstüne mutsuzluk eklendiğinde "keşkeler" daha beter gelir üstüne.. ve yine bir yaz tatili başı, hatırlar üşüşüyor zihnime bir hocamın ifadesiyle, "ben böyle bir ömür hayal etmemiştim. Galiba israf ettim."
Bir şeyin sana zararı varsa onu israf etmekten çekinmeyeceksin..
1K