ismail sali

tanrım öldür IV.
eğildim kuyuya, bir yudum, dedim herkes için dedi: /kan doluyum, sırrını verdin çünkü bana/ keşke bir söz daha etseydin belki şiir olur yazılırdım sana âh! kalbim kir tuttukça kin döktüm tanrım öldür
Sayfa 47 - Edebi Şeyler·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
tanrım öldür
utanmasam da söylesem: rahmân! n'oldu açtığın kapılar nerede kaldı bin telaşla geldiğin uzaklık kısık bakışlarla kimi geçtimse hâlâ buğu onca kalabalıktan kalmadı bir hatıra dinlediğim her masal şimdi doğu: âh! açıldım ve kapandım kendime
Sayfa 44 - Edebi Şeyler·Kitabı okudu
Şiir
aşk ve ülke: kalınmaz
dönüp bakılır son kez parmaklardaki şefkat azalır anımsanmaz hangi kadaya gönül borcumuz kaldığı anımsanmaz: hâlâ kısa seyirdir dünyada insan ağır iyiliğim, sevgilim uzun ayrılık oldum, öyle farz et yürüdüm, tükendim /her kayanın gediğinde ağladım/ gıyâbında yargılandı kalbim anladım: buymuş bana kısmet
Sayfa 41 - Edebi Şeyler·Kitabı okudu
Şiir
sevin sehpâ
dar sokaklara yamanırken kırk çileden geçtim acıya vâris sabır olsa da sese maraz kaldı: acıtan emânetim, zarif yankım, insan bazen ölür
Sayfa 35 - Edebi Şeyler·Kitabı okudu
Şiir
Dördüncü kanto
Ruhu büyük bir güçle kendine çeken bir şey görülürse duyulursa, zaman bir çırpıda akıp gider, çünkü zamanı algılayan yeti başka, ruhu içeren yeti başkadır, biri bağımsız, öteki bağımlıdır.
Sayfa 370 - Âraf·Kitabı okudu
Reklam