eğildim kuyuya,
bir yudum, dedim herkes için
dedi: /kan doluyum, sırrını verdin çünkü bana/
keşke bir söz daha etseydin
belki şiir olur yazılırdım sana
âh! kalbim kir tuttukça kin döktüm
tanrım öldür
utanmasam da söylesem:
rahmân! n'oldu açtığın kapılar
nerede kaldı bin telaşla geldiğin uzaklık
kısık bakışlarla kimi geçtimse hâlâ buğu
onca kalabalıktan kalmadı bir hatıra
dinlediğim her masal şimdi doğu:
âh! açıldım ve kapandım kendime
dönüp bakılır son kez
parmaklardaki şefkat azalır
anımsanmaz hangi kadaya gönül borcumuz kaldığı
anımsanmaz:
hâlâ kısa seyirdir dünyada insan
ağır iyiliğim, sevgilim
uzun ayrılık oldum, öyle farz et
yürüdüm, tükendim
/her kayanın gediğinde ağladım/
gıyâbında yargılandı kalbim
anladım: buymuş bana kısmet
Ruhu büyük bir güçle kendine çeken
bir şey görülürse duyulursa,
zaman bir çırpıda akıp gider,
çünkü zamanı algılayan yeti başka,
ruhu içeren yeti başkadır,
biri bağımsız, öteki bağımlıdır.