"Sen" aramak için elime aldığım kitabın daha ilk sayfalarında "sen kimsin?" sordu Cündioğlu.. "Sen" aramakla meşgul iken, meşgul olduğumu sanır iken "ben" ile tanıştırdı..Ürperdim, kitabı kapattım.. Ama Cündioğlunun soruları aklımdan çıkmadı.. Silbaştan kitaba yeniden başladım, bu kez tanıştırdığı "ben"i aramak, bulmak, tanımak için yola çıktım.. Yola çıkmakla birlikte yoldan çıktım.. Şimdi yola dönme zamanı.. Yola dönebilirsem aradığım "ben"e gidebileceğim.. Göz İzi'nden kavradığım sokak aralarına dalma ile Cenab-ı Aşk'ta "ben"i arıyorum.. "Ben" bulununca, "Ben" ile Söz'ün Özü'nü anlamaya çalışacağım... Dücane Cündioğlu'nu herkes okumalı.. Tabir-i caiz ise, "ben"i benden aldı ve bana "ben"i aratıyor..
Elime ulaşır ulaşmaz bir nefeste okudum. Ama dize dize okunmalı. Bugün okuduğun dizeyi başka bir gün okursan başka anlamlar çıkartabilirsin.. 150 karakter mecburiyeti diye bu kadar gerdim konuyu, aslında 3 kelimeyle özetleyebilirsin.. AH MUHSİN ÜNLÜ.... iyi ki varsın..
Bu kitabı okurken sanki bir balona binmiş, geçmişe yolculuk yapıyormuşsun gibi hissedersin..Tanımadığın Türk sanatçılarla tanıştırır Sunay Akın.. Mesela gazetede (galiba) gördüğü bir resmin peşinden yollara düşen Ressam Süleyman Saim Tekcan gibi.. Ben de resimdeki bir kişiyi bulmak için düştüm yollara.. buldum da.. ama Ressam Tekcan gibi mutlu sona ulaşamadım.. şimdilik.. :)
Hayal KahramanlarıSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021976 okunma
Özellikle kitabın ismiyle aynı olan hikayeyi okurken, Oğuz Atay beni bana anlatmış gibiydi.. Aylardan Aralık, soğuk bir kış haftası dedim kendi kendime, ondan böyle hissediyorum.. Ama yok, hala o korkuyu bekliyorum..