h

h
𔓘
Sofuluk tembellik ister, boş zaman ister; başkalarının dediğine kulak asma sakın. Günü gününe yaşayan çiftçi, her gece yorgun argın, karnı aç evine döner. Yemeğe saldırır, tıkınır; sonra karısıyla kavga eder; durup dururken, sırf yorgun ve sinirli olduğundan, çocuklarını pataklar, sonra da yumruklarını sıkıp uyur. Bir ara uyandığında bakar, karısı yanında, çiftleşir, derken yeniden yumruğunu sıkıp uykuya dalar... Tanrı için zamanı nasıl ayırsın? Ama işi gücü, çoluk çocuğu, karısı olmayan kişi, ilkin sırf meraktan, sonra da kaygı içinde Tanrıyı düşünmeğe başlar.
Reklam
İnsan aya ve yıldızlara bakar da, nasıl Tanrıyı düşünmez?
Ömrüm boyunca Tanrıyı aradığını söylemiştin bana. Nasıl aradın? Çağırarak, ağlayarak, ilâhiler okuyarak, oruç tutarak mı? Herkesin, Tanrıya götürecek kendine özgü bir yolu olması gerekir. Senin tuttuğun yol hangisiydi?
Bir keresinde, gözlerini göğe dikmiş, bağırıyordu: “Yaşamak istemiyorum artık. Soy beni Rabbim. Bedenimden kurtar beni. Al beni!”
Yalnız başına kaldı mı da, yaşlarını koyuverirdi, göğsünü döver, dikenler, ısırgan otları arasında yuvarlanır, ellerini göğe kaldırarak bağırırdı, “Bütün gün boyunca, çırpınıp duruyor, seni arıyorum Rabbim; ben uyurken, bütün gece boyunca da, sen beni arıyorsun: geceyle gündüz, izleye dursunlar birbirlerini, biz ne zaman buluşacağız Rabbim?”
Reklam