h

h
𔓘
Reklam
Kimilerine bakarsanız aşk daima günah duygusuyla maluldür. Çünkü âşık maşukunu mabut (fetiş, put) haline getirmekten sakınmaz. Bilakis âşık maşukunu mabut haline getirmiyorsa onun aşkı eksiklikle ya da yanlışlıkla malul kalır. Aşkı günah duygusuyla malul sayma temayülünde olanlar bilinçli olarak kabul etmekte zorlansalar bile, bilinçaltından âşıkın ulaşılamaz bir maşuk peşinde yol aldığını, böylece maşuku gide gide put haline dönüştürdüğünü, bu sonucun kaçınılmaz olarak ortaya çıktığını düşünürler ve bu sonuç yüzünden âşıkı affetmek istemezler.
h
Fakat acaba âşık, daima, aşkın bu safhasına saplanıp kalır mı? Ve son tahlilde, âşıkın varıp varabileceği hedef dünyevi zeminde bir maşukun put haline getirilmesi momentinde mi sabitlenir? Âşıkı bu yüzden itham edenler, onu, bir dünya metaını putlaştırmış olarak görüyor. Oysa aynı olgunun içinde bir başka anlamın bulunduğu açığa çıkartılamaz mı? Ve mesela dünyevî zemindeki aşk olayının, aslında, hakikat zeminindeki maşuku bulmanın yalnızca bir ilk durağı olduğu ileri sürülemez mi?