Benj

Benj
@isthatme
gitmek... varmak değil gitmek
İÜSBF
İstanbul
1 Ekim
24 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Bütün bunları kendisine itiraf etmesi pek acı oldu. Geçmişine ait boş pişmanlıklar, yakıcı vicdan azapları ona iğne gibi batıyor; bütün gücüyle bu işkenceden kurtulmaya uğraşıyor, suçu yükleyecek kendisinden başka birini bulmaya çalışıyordu. Ama bu kim olabilirdi?
Sayfa 116·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düştüğü ıssız ve vahşi ormandan kurtulup da doğru yola çıkması imkânsız görünüyor; çevresindeki ve gönlündeki orman gittikçe sıklaşıyor, karanlıklaşıyor; dar geçitler kapandıkça kapanıyordu; zekâsındaki uyanıklık gittikçe azaliyor ve artık içindeki sönmüş güçleri bir an için uyandırabiliyordu. Düşünme ve isteme gücü çoktan ve belki de umutsuz olarak felce uğramıştı
Sayfa 115·Kitabı okudu
Edebiyat
İçinde, hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalanmış, fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş birçok yetenek olduğunu acı acı seziyordu. İçi yanarak anlıyordu ki onda gömülü kal mış iyi ve güzel bir şeyler vardı; belki çoktan ölmüş ya da bir dağın derinliklerindeki altın gibi saklı kalmış olan bu hazine çoktan meydana çıkmış olmalıydı. Ama öyle derinlerde kal mış, üzerine öyle pislikler yığılmıştı ki... Sanki dünyanın ve hayatın ona verdiği nimetleri birisi çalmış ve yine kendi ruhunun derinliklerinde bir yere gömüp bırakmıştı. Sanki bir güç onu hayat meydanına atılmaktan, iradesini ve zekâsını alabildiğine açılıp harcanmaktan alıkoyuyordu. Sanki gizli bir düşman daha yola çıkarken onu ağır eliyle yakalamış, insanlığın doğru yolundan uzaklara fırlatmıştı..
Sayfa 115·Kitabı okudu
Edebiyat
Ben burada bütün gün, bütün gece çalışıyorum, bazen baş ağrılarıyla uyanıyorum, kalbim durur gibi oluyor, sağa dönüyorum, işleri nasıl düzelteceğim diye kafa patlatıyorum, dedi. Bütün bunlar kimin için? Kimin için olacak? Hep köylüler için, yani sizin için, senin için. Şurada battaniyeyi başıma çekip bir kütük gibi yattığım zaman beni uyuyor mu sanıyorsun? Hayır, uyumuyorum, düşünüyorum: Nasıl edeyim de köylülerim yoksulluk çekmesin, gözleri başkalarında olmasın, kimseyi kıskanmasınlar, kıyamet gününde Tanrıya benden şikâyet etmesinler, hayır dualarını alayım?.. İşte be nim arpacı kumrusu gibi düşündüğüm bu
Sayfa 111·Kitabı okudu
Edebiyat
Sabah olur, hayat yeniden gelir; heyecanlar, hayaller dirilirdi. İlya İlyiç bazen kendini, değil Napolyon'un, Yerus lan Lazareviç'in bile eline su dökemeyeceği yenilmez bir cihangir olarak görmekten hoşlanırdı. Bir savaş tasarlar; bir neden icat ederek Afrikalılara Avrupa'yı istila ettirir; yeni bir Haçlı Seferi kurar, kendisi de savaşa katılır; ulusların kaderini değiştirir; şehirleri yağma eder; canlar bağışlar, öç alır, iyilik, mertlik mucizeleri yaratırdı. Bazen de bir fikir adamı ya da büyük bir sanatçı olurdu: Herkes ona tapar, göründüğü yerde alkışlar kopar, halk çevresini sararak, "Bakın, bakın Oblomov geçiyor! Ünlü İlya İlyiçimiz geçi yor!" diye bağrışırdı. İçine kasvet çöktüğü, acılar içinde kıvrandığı zamanlar da olurdu; sağa sola döner, yüzükoyun yatardı. Bazen bu acılar büsbütün artar, içini fenalık basardı. O zaman yataktan kalkar, diz çöküp, masum ve coşkun bir ruhla dua eder, içindeki fırtınanın geçmesi için Tanrıya yalvarırdı. Kendini Tanrıya emanet ettikten sonra içindeki fırtına yatışır ve artık her şeyi oluruna bırakırdı
Sayfa 79·Kitabı okudu
Edebiyat