Bismillah
9/10
·260 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:41
Soluk soluğa, heyecan ve merak ile bir çırpıda okuyup bitireceğiniz , arakan beldesinde zalim ve putperest Budistlere karşı bir avuç garip arakanli savaşçının mücadelesi ... Sadece bir bölümünde (Allah subhanehu ve teâlânın keyfiyetini bilmediğimiz bir şekilde kitabı Kur'an'ı Kerim de arşa istiva etmesini) tevil ile iptal ettiklerinin dışında pek bir sorun göremedim onun dışında okunabilir bir roman .."yalnızca Filistin değil bütün dünya işgal altında"
Babalar ve Kızlar - ŞehideCüneyt Algan · Ehli Sünnet Kitap · 201968 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 21:38
İslâmî literatürde “müteşâbih” diye adlandırılan, yani anlamı açık olmayıp yorum gerektiren Kur’an ayetleri ve hadisler karşısında Hanefî mezhebi imamlarının nasıl bir tavır takındığını anlatılan eserde;Allah’ın sıfatları, istivâ (Arş’a istiva), göz, el, yüz gibi lafızlar gibi müteşâbih meseleler ele alınıyor. Bu meselelerde Hanefî alimlerinin te’vil, tevakkuf (durma), ya da zahire göre anlamama gibi yaklaşımları detaylı şekilde açıklanıyor.
Hanefi İmamların Müteşabihat Karşısındaki TutumlarıBeyazizade Ahmed Efendi · Tahkîk Yayınları · 20209 okunma
Reklam
Puan vermedi·212 syf.··
2025 52. kitabı
Bu kitabın incelemesi olarak Bektaşi tekkelerini ve Buradaki yozlaşmayı anlatmak istedim ki diğer çeşitli dergah tekkelerdeki bozulmalar buna mukayese edilsin. Bektaşilik Bektâşî deyince iki dürlü insan anlaşılır: Birincisi, hakîkî, doğru Bektâşî olup, hâcı Bektâş-ı Velî hazretlerinin gösterdiği hak yolunda giden temiz müslimânlardır. Bektâşîlerin ikincisi, sahte, yalancı Bektâşîlerdir. Bunlar, bozuk yolda olan hurûfîlerdir. Eskiden Bektâşî denilen kimselerin çoğu bunlardı. Zemânla azaldılar, yok oldular. Şimdi Türkiyede sahte, bozuk bektâşî yokdur. Sahte bektâşîler, müslimânlar arasında râhat yaşamak ve inançlarını saklayarak, gençleri aldatabilmek için, bu kıymetli ismi maske olarak kullanmışlardı. Böyle, çeşidli kıymetli ismler altında saklanan dinsizler az değildir. Bu inancın kökenini Moğol istilasından kaçarak Anadolu'ya gelen ve Bektaşi tekkelerine sığınan Hurufiler oluşturur. Meselâ, (Melâmî) ismi böyledir. Hiç ibâdet yapmayan, her çeşid günâhı, kötülüğü işliyen, islâmiyyete uymayan sapıklar, kendilerine melâmî dediler. Hâlbuki melâmî, beş vakt nemâz gibi farzları câmi’de kılıp, harâmlardan kaçınan, nâfile ve sünnetleri evinde gizli kılıp, şöhretden sakınan temiz kimse demekdir. Tokadlı İshak efendi (Kâşif-ül-esrâr) kitâbında diyor ki: Müslimânları aldatmak için kendilerine kıymetli bir ism takan yalancılardan biri de, Bektâşî tarîkati adı altında toplanan hurûfîlerdi. Hurûfîlik, bir mezheb değildir. Bir tarîkatdir. Bu bozuk tarîkatde bulunanlar, önceleri iç yüzlerini saklıyorlardı. [1288] hicrî yılında, maskelerini kaldırmağa başladılar. (Câvidân) adındaki gizli kitâblarını ortaya çıkardılar. Bu kitâbları altı formadır. Bir formasını hurûfîliğin kurucusu olan Fadlullah bin Ebî Muhammed Tebrîzî, fârisî dili ile yazmış, beş formasını da, bunun talebesinden
Kadınlar TekkesiRefik Halid Karay · Çağlayan Yayınevi · 1956215 okunma
Toplumsal Ahlak: Kara Komedi
Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1920 yılında neşredilen Kadınlar Vaizi adlı eseri, tam manasıyla bir kara komedi örneğidir. Gürpınar, bu romanda toplumun ciddiye aldığı bütün mefhumlarla ustalıkla alay eder ve bunu yaparken keskin bir mizah dili kullanır. Toplumsal ikiyüzlülük, batıl itikatlar ve sahte ahlak anlayışı, yazarın ince iğneleriyle bir bir delinmektedir. Kitapta toplam 10 başlık vardır. Tüm konular, o dönem için özenle seçilmiş toplumsal sorunlara değiniyor; bunu yaparken de insanların iki yüzlülüğünü ve güç zehirlenmesini komediyle ustalıkla anlatıyor. Ahlak Dağıtım A.Ş. İlk bölüm olan Kadınlar Vaizi'nde hoca efendi bağıra çağıra ahkam keserek, "Senin kızın, senin oğlun, senin bacın gibi... Ahlak yemi atıyor. Ancak daha sonra, ardından dedikodu yapmayın vaizi gelince hanımlar çıldırıyor. "E hoca, senin yaptığın ne ola şimdi?" Andelip Hanım/30 yokum ama 29 varım. Andelip Hanım, 45 yaşlarında dul bir kadındır ancak çıtırlık sevdası ve toplumun yaş baskısı onu hoca ile pazarlığa, bizi de gülme krizlerine hazırlar. Bir düşünün; aç gözlü bir hoca ile güzellik aşkıyla hoyratlaşmış bir beyin bir araya gelse ne olur? İşte bu olur: "Hocam, kimliği boş verin şimdi. Ben 45 duruyor muyum?" "Ben onu bilmem, kimliğe bakarım." (Kadın ısrarcı olur.) Hoca der: "Öyleyse, 1 altına 1 yaş düşerim." Kadın der:"O zaman parasıyla değil mi şunu 30 yapalım." Hoca durur mu? "Gel, seni 25 yapalım, 30 kart." Hürmüz Hanım/Feminizmin Doğuşu Hürmüz Hanım, her kadın gibi kocasından bıkmış cehli yüzünden bu yaşama muzdarip bir kadındır. Bir gün komşusu ona yeni çıkan kanunlardan bahseder ve Hürmüz adeta şahlanır. Hürmüz ve onun gibi birkaç arkadaşı, okuma yazma bilen birkaç kadınla toplaşıp haklarını öğrenip kocalarına diklenmeye karar verirler ama Hürmüz'ün kocasının sözleri de yabana
Toplum
Kadınlar VaiziHüseyin Rahmi Gürpınar · Palet Yayınları · 2017448 okunma
Muasır Cehmiyye'ye Reddiye..
10/10
·182 syf.··
2025 11. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 22:07
Ebû Saîd ed-Dârimî, İslam’ın temel ilimlerinde derinleşmiş, fıkıh, hadis, tefsir ve akaid alanlarında eğitim almış, ilminin derinliğini bu sahalarda birçok alimden almış bir şahsiyettir. Fıkıh ilmini İmam Şâfiî'nin öğrencisi Ebû Ya'küb el-Büveyti’den, hadis ve usul ilmini ise Yahyâ b. Main, Ali b. Medînî, Ahmed b. Hanbel gibi büyük alimlerden öğrenmiştir. Bu derin ilmi birikimle yazdığı "Er-Reddu Âle'l Cehmiyye" adlı eserinde, Cehmiyye mezhebinin Allah’ın sıfatları ve varlık anlayışına dair sapkın inançlarını çürütmektedir. Cehmiyye mezhebinin inkâr ettiği temel meselelerden biri, Allah’ın gökte olduğudur. Allah’ın kendisini vasıflandırdığı şekilde, Arş'ının üstünde olduğunu kabul etmek, İslam inancının temelini oluşturan bir gerçektir. Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerle sabit olan bu inanç, Allah’ın (ﷻ) semada ve Arş’ının üstünde olduğuna dair apaçık delillere dayanmaktadır. Özellikle, Tâhâ suresi 5. ayette Allah'ın "Arş’a istiva ettiği" belirtilmiştir. Aynı şekilde, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, bir cariyeye Allah’ın nerede olduğunu sormuş ve cariye "Semadadır" cevabını verince, Rasulullah ﷺ'de "O mümindir, onu azat et" demiştir (Sahih Müslim). Bu hadis, Allah’ın semada olduğuna iman etmenin, bir müslümanın temel inançlarından biri olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Cehmiyye ise bu gerçeği inkâr etmektedir. Onlar, Allah’ın semada olduğunu reddederler, Allah'ı tenzih etmek için akılları sıra kafalarından teşbih yaparak oluşan sadece cehmilerde oluşan sapkın düşünceleri tevil, ta'til ederek saparlar. İmâm Âzam Ebû Hânife "Allah'ın semâda oluşunu inkâr eden kâfirdir." Demiştir. Ancak İslam’ın doğru yolunu takip edenler, Allah’ı her türlü noksanlıktan münezzeh kabul eder ve O’nun yüksek Arş’ının üstünde olduğuna iman ederler. Ebû Saîd
Din
Cehmiyye'ye ReddiyeOsmân b. Saîd ed-Dârimî · Varakat Yayınları · 202010 okunma
1/10
·144 syf.··
2025 5. kitabı
İ'tisam yayın evi benli kitap tarafından yayınlanmış bu eser ilk olarak Eşari veMaturidiye mezhebine haksız bir eleştiri yaptığı dip not ile dikkatimi çekti. Sonra istiva ile ilgili ayet açıklaması yapılırken İmam Gazali'ye ait olmayan ifadeler kullanılmış. Yayın evine ulaşma çabalarım netice vermedi. Kitapta verilen mail adresi geçersiz. İnternet üzerinden bulduğum adresten de bir netice çıkmadı. Çevirmen yada yayın evi bu hatayı bilinçli olarak mı yapmışlar bilmiyorum ama insanı küfre götürecek ciddi bir hata olduğuna inanıyorum. İlgili kardeşlerime uyarı babında olsun bu inceleme. Almayın okumayın uzak durun. İtikadınıza dokunamayacak olsa bile bir başkası ağzından yalan yanlış şeylerin söylenmesi bile yeter sebeb bir çürümüşlük.
İslâm Akîdesinin Esaslarıİmam Gazali · İtisam Yayınları · 202313 okunma
Reklam
Reklam