Geleceğimizde İslâm Var!
Bir felsefe devinin ideolojik zincirlerini kırarak hakikate yürüdüğü o tarihi ana doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.
Tarih: 8 Nisan 1983
Mekân: Karyünes Üniversitesi Konferans Salonu – Bingazi, Libya
"İslam’ı seçmekle çağı seçtim..."
Yirminci yüzyılın en sarsıcı entelektüel dönüşümlerinden biri, 1983 yılının bir bahar gününde, Kuzey Afrika’nın Akdeniz’e açılan kapısı Bingazi’de tarihe kazındı.
Fransız Komünist Partisi’nin teorisyenliğini yapmış, Marksist felsefenin Batı’daki en güçlü kalelerinden biri sayılan Roger Garaudy, o gün Karyünes Üniversitesi’nin kürsüsündeydi.
Karyünes, sıradan bir yerleşke olmanın ötesine geçerek Batı rasyonalizminin, Doğu’nun manevi iklimiyle buluştuğu tarihi bir eşik haline geldi.
Salondaki sessizlik, modern dünyanın krizlerine entelektüel bir isyan bayrağı açan Garaudy’nin şu sözleriyle bozuldu:
"Ben Müslüman oldum."
Bu ilan, sadece bireysel bir inanç arayışının sonucu değil; Batı’nın çıkmaz sokaklarından İslâm’ın evrensel ve zamansız hakikatine uzanan büyük bir köprüydü.
Garaudy, Karyünes’ten yükselen sesiyle dünyaya haykırıyordu:
"İslâm, geçmişe sığınmak değil, geleceği inşa etmektir."
Fransız düşünür Roger Garaudy tarafından kaleme alınan Geleceğimizde İslâm Var, Batı'nın içine düştüğü ahlaki ve kültürel krizden kurtuluş reçetesini İslâm medeniyetinde arayan ufuk açıcı bir eserdir.
Garaudy, Müslüman olduğunu açıklamadan bir yıl önce yazdığı bu kitapta, İslâm'ın insanlığın kurtuluşu için neden bir zorunluluk olduğunu felsefi açıdan temellendirir.
— A.Hüsrev