Sadece "özel" insanlar için...
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:26
Beyninizi zonklatarak, döve döve genişleten ve kendi kendinize geceleri varoluşsal sorular sormanıza neden olan kitap. Birkaç alıntı: • Sen ve ben çoğu kimse gibi değiliz. Dünyada rahatlık aramıyoruz. • İnsan akılla şehvet arasındadır. Bu ikisinden birinin alanında kalanı artık insan diye adlandıramayız. İnsan “gidip-gelen”dir. (Benim tanımlamam) • Amellerimiz ile niyetlerimiz arasındaki boşluğu melekler doldurur. • Yazmaya kalkışanlar mağrur kimselerdir. • Ödev katlanmayı görev ise gözüpekliği gerektirir. • Düşkırıklığı dediğim zaman eskilerin "sukût-u hayâl" dedikleri şeyi kastetmiyorum. Hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. Güvendiğim dağlara kar yağmış falan değil. Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadir, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz. • Hepimiz birer düş kırıklığıyız ve kırılmayanda hayır yoktur. • Ne olursa olsun bir ortamda "uyumsuz" bir unsur belirmişse, ortaya bir "uyumsuzluk" çıkmışsa, o noktada anlaşılmaya değer, üzerinde kafa yorma mecburiyeti duyduğumuz bir durum var demektir. • Panik bir dünyada yaşıyoruz. Öyle inanıyorum ki panik karşısında bir şeyler yapmanın yolu paniği önlemeye çalışmaktan geçmez. En doğrusu paniğe hiç katılmamak, yani üretken bir çabaya kendini bağlamaktır. o Ama bu kendini uyuşturmak. Belki de panik elzem! (bu benim yorumum) • Çağımızda sosyalleşme adı altında gerçekleşen sürüleşmeye… • Herkes kendini ikna etsin: Kendi bakış açımın doğru olduğuna birilerini ikna etmek benim
Tahrir Vazifeleriİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20141,479 okunma
Sahip Olmak ya da Hacklenmek :)
6/10
·256 syf.·
2026 42. kitabı
Eric Fromm’un Sahip Olmak Ya Da Olmak kitabın “Geleneksel öğreti mi ruhsal maneviyat mı” ikilemini, Fromm’un kendi terminolojisine sadık kalarak yazdığı denemelerden oluşuyor. İzleği yol boyunca ontolojik varoluşun temel dinamiklerini ve metodolojisini ortaya koymaya çalışmış. Kavramsal çatışmayı inşa ederken; teolojinin, materyalist kapitalizm eleştirisinin, mistisizminin, felsefi antropolojinin ve dünya edebiyatının kanonik isimlerinden faydalanıyor. İzlediği bu kapsamlı yolda benim ilgimi çeken kısımlar Özelikle teolojik katmanlar oldu. Metnin büyük bölümünün; Hristiyanlığın, Yahudiliğin ve Doğu öğretilerinin arketiplerinden ve mitsel anlatılarından yoğun biçimde beslendiğini görebilirsiniz. Benzer bir varoluşsal potansiyele sahip dinsel dogmaları ve ajitasyon ritüelletini keskin bir dille reddetmiyor. Aksine varoluşun ontolojik temellerinin inançlar üzerine kurulu olduğunu kabul ederek teslim oluyor. Bunun yanında; sıklıkla madde ile ruh arasındaki çatışma üzerinde duruyor. Manevi inaclar ile şahsi çıkarlar arasındaki ayrılmaz iletişimi reddederken hümanizmin psikanalizinde kronolojik veya kavramsal olarak nasıl bir konuma karşılık geldiği üzerinde duruyor. Ona göre; sibernetik insan artık teolojik öğretileri yüzeyde kabul etse de, derinde kendini tanrı ilan ederken farkında olmadan resmi ve gayri resmi birçok dine bağlı hareket ediyor. Açıkçası bu haliyle bir sistem eleştirisi gibi dursa da; putlaştırdığımız birçok kavrama ve toplumsal sorunlara karşı da etkili bir farkındalık oluşturuyor. Kapitalizmin insanı nesneleştirdiği ve "ne kadar mülke sahipsen, o kadar varsın" dediği 20. yüzyılda Fromm, teolojiyi tersyüz ederken, sosyal ilişkilerimiz üzerinden de farklı örneklerle tezini güçlendiriyor. Evet “sahip olduğun kadar varsın” mottosu kesinlikle tersyüz
Alıntı
Sahip Olmak ya da OlmakErich Fromm · Say Yayınları · 20154,767 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,756 okunma
Bismillah
9/10
·260 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:41
Soluk soluğa, heyecan ve merak ile bir çırpıda okuyup bitireceğiniz , arakan beldesinde zalim ve putperest Budistlere karşı bir avuç garip arakanli savaşçının mücadelesi ... Sadece bir bölümünde (Allah subhanehu ve teâlânın keyfiyetini bilmediğimiz bir şekilde kitabı Kur'an'ı Kerim de arşa istiva etmesini) tevil ile iptal ettiklerinin dışında pek bir sorun göremedim onun dışında okunabilir bir roman .."yalnızca Filistin değil bütün dünya işgal altında"
Babalar ve Kızlar - ŞehideCüneyt Algan · Ehli Sünnet Kitap · 201968 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 60. kitabı
MANAS DESTANI . " Halkını seven yiğit ölmez, yiğit yetiştiren halk ölmez. Analar yiğit doğursun. Babalar yiğit yetiştirsin. Yiğitler halkı ve yurdu için çalışsın. Halkı için çalışan her yiğit bir Manas'tır. Manas gibi yiğitler var oldukça töremiz de dinimiz de kıyamete kadar yaşayacaktır. " . Çok eski çağlarda mutluluk ve barış içinde yaşayan bir Türk boyu, düşmanların yurtlarına saldırması sonucu yerle yeksen olmuşlar. O gün ava giden kırk kız, döndüklerinde bütün sevdiklerini kaybetmenin hüznüyle belli bir zaman sonra kırk erkek doğurmuşlar. Güçlenip kuvvetlenen bu yiğitler, düşmanlardan intikamlarını alıp güzel yurtlarına tekrar yerleşmişler. Ve güçlü bir boy haline gelen, kırk kızdan türeyen Asya'nın göbeğindeki bu boya "Kırgız" , yurtlarına da " Kırgız Yurdu" denmiş. Kuzeydeki Kalmuklar ve doğuda Çinliler, putperest olmalarından dolayı, Asya'da hızla İslamiyeti yayan Kırgızlara karşı rahatsızlarmış. Kalmuk Hanı Alevke ve Çin İmparatoru Esen Han, birlik olup Kırgızların birliğini paramparça ederek, onları esareti altına almışlar. Artık Kırgızlar güçsüz ve putperestlerin hükmündeymişler. Kırgızların bilgesi Akbata, gördüğü rüya ile içlerinden bir yiğit çıkacağını ve yurtlarını düşman elinden alacağını müjdelemiş. Beyaz atına binerek bu yiğiti bulmak üzere yollara düşmüş. Obalarını ararken Yakup Han'ın Türklerin kutsal dağı Altay'daki duası ile yiğitini bulduğunu anlamış. Üstelik daha anasının karnında bir kaplan yüreği yiyerek savaşçılığını da göstermiş. Fakat doğduğu gün Çin ve Kalmuk halkının yaşadıkları onu ele verince ölümle burun buruna gelmiş minik bebek... Doğumuyla başlayan savaş, nasıl sonuçlandı? Tarih neler yazdı? Destan nasıl yazıldı? hepsi ve daha fazlası @hasanerimez kalemiyle #manasdestanı nda.
Manas DestanıHasan Erimez · Ötüken Neşriyat · 202617 okunma