Roman 1950'li yıllarda yasak aşk temasında ilerliyor. Bu yasak aşkı ne kadar ahlak çerçevesinde bulursunuz bilemem, biraz göreceli bir kitap. Fakat ben kesinlikle yan karakter olan adamımıza üzüldüm. Kitabın ana karakterinin de dediği gibi insan kendinden başkasını pek düşünmüyor. Kürşat Başaran'ın dili çok güzel ve çok duygu doluydu. Çoğumuzun yaşayıp da anlatamadığı duyguları çok içten çok duygu dolu yansıtmış. Altını çizdiğim çok fazla yer oldu. Fakat kitabın başından itibaren sonunu çok rahatça tahmin ediyorsunuz ve roman akışının biraz daha hızlanması gerektiğini düşünüyorsunuz. Ben öyle düşündüm en azında. Olaylar çok yavaş ilerliyor ve çok akmıyordu. Tam olarak neyden kaynaklı bilmesem de ''her sey'' sürekli kitapta birleşik yazılmıştı ve bu benim cidden çok sinirimi bozdu. Ama kitabın yarısında artık aldırmamaya başladım. Kitap biraz daha incelenip basılabilirdi... Son olarak kitabın hangi yılda geçtiğini kitabın içinden siz çıkarıyorsunuz, bu açıdan kitap kesinlikle dikkatli okunmalı ki kafanızda ki sahneler güzel bir şekilde canlanabilsin. Çok uzun süre aradığım, çok merak ettiğim bir kitaptı, aşırı da övülmüştü ama benim beklentimi maalesef pek karşılamadı.