Burak Erdoğan

Burak Erdoğan
@itsburakerdogan
marmara uni
Deveden Büyük Fil Var
9/10
·212 syf.··
2024 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 17:53
Kitabın ilk sayfasından neredeyse sonuna kadar Topaz eşrafının zehir gibi, suya götürüp susuz getirecek adamlar olduklarını zannediyoruz. Ancak sona geldiğimizde “deveden büyük fil var”ın en baba örneklerinden birini hiç beklemediğimiz bir anda önümüze koyuyor.
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Piç ile Kinyas ve Kayra Arasında Ufak Bir Karşılaştırma
8/10
·224 syf.··
2024 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2024 15:25
Öncelikle kitaba başlarken bu hikayenin Kinyas ve Kayra’nın hikayesinden farklı bir hikaye olduğunu kabullenmemiz gerekiyor. Yüzeysel bakan herkesin Kinyas ve Kayra’nın yan sanayisi diyeceği, okuyup anlayanların ise temelde tamamen zıt iki felsefe olduğunu söyleyeceği bir şaheser. Piçlerin yaşamaktaki tek amacı yaşamamakken, Kinyas ve Kayra’nın yaşatmamak. Piçler yaşadıkları hayatın faturasını kendine keserken, Kinyas ve Kayra kendileri hariç herkese kesebilirlerdi. Aralarındaki tek benzerlik iki grubun da ailelerinden koparak en büyük cezayı ailelerine kestiğidir. Tabi piçlerinkine ceza denirse. Evde herhangi bir hayvan, bitki vb. canlı beslemek bir piç beslemekten daha fazla faydalı olacağı gibi evdeki huzuru ve mutluluğu tesis etmede piçlerden daha etkili olacağı da bir gerçek.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Okuduğum ve okuyacağım tek kişisel gelişim kitabı incelemesi
6/10
·224 syf.··
2024 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2024 11:29
Bugüne kadar kişisel gelişim kitaplarına hep mesafeli yaklaştım ve okuduğum ilk ve büyük ihtimalle tek olacak bu kitaptan sonra mesafemi de devam ettirmeye karar verdim. Çok ekstrem tavsiyeler almadığım sürece bir daha kişisel gelişim kategorisine elimi süreceğimi zannetmiyorum. Kitaba başladığım noktada yazarın ve kendi fikrini destekleyen kişilerden aldığı örneklerle okuyucuyu sadece iş yapan bir makine olmaya yönlendirdiği fikri hakimdi. Kitabın başlangıç bölümlerini okurken bu denli yoğun ve derin çalışmanın, hayatı yaşanılabilir kılacak başarıları getirirken bu başarıların tadını çıkaramayacak kadar da yaşanılamaz bir zindan haline getireceği açık bir şekilde gözüküyordu. Kitabın ilk bölümünü bitirdiğimde net bir şekilde e-posta, sosyal medya ve internet bizi verimsizleştirecek yegane şeylermiş gibi anlatılıyor. Yazarın bu konulara, internetin içine doğan ve hayatından asla koparıp atamayacak olan bizler için asla çözüm odaklı yaklaşan bir zihniyeti yok. Yazarın pürdikkat çalışma üzerine yöntemler ve çözümler anlattığı ikinci bölümde de net bir şekilde bize dengeli bir hayat yaşamayı değil, ömrümüz boyunca kapitale nasıl daha iyi hizmet ederiz gibi bir hali var. Aylaklık yapmamız gerektiğini anlattığı bölümü sanki aylaklara ayıp olmasın diye koymuş gibi, zaten kafayı boşaltıp aylaklık yapmamızı söylediği sayfa sayısı da 7-8’i geçmez. Kitaba dair genel fikrim bizi daha güzel ve daha mutlu bir hayata yöneltmek istemediği, kapitale ve egomuza nasıl daha iyi hizmet edeceğimizi göstermek istediğidir. “Pürdikkat” çalışmak beni belki başarılı(kime ve neye göre bilmiyorum) bir insan yapacak ama kesinlikle mutlu bir insan yapmayacak. Kitabı okuduktan sonra bunu kendimden emin bir şekilde söyleyebilirim.
PürdikkatCal Newport · Metropolis Yayınevi · 20192,775 okunma