" Ölmüştüm.Gerçi nefes alıyor, arada sırada bir şeyler yiyor ve içiyordum.Hatta günde bir yada iki saat kadar da uyuyordum.Fakat artık var değildim.Josephine'in ortadan kaybolduğu gün ölmüştüm. "
" İnsan bazen akıl dışı düşler görür ve sabah uyandığında şaşıp kalır.Mantığınız sizi yarı yolda bırakmamış olduğundan, bunlardan kurnazca kurtulmaya çalışırsınız.Sizi terk etmeyen mantığınız, düşlerinizi dolduran saçmalıklari kabullenince artık bunları doğal bulmaya başlarsınız.Mantiğinizin size çıkış yollarını göstermesine aldirmazsiniz.Uyku durumundan gerçek yasama dönerken, düşünüzde bazı şeylerin çözümsüz kaldığını fark edersiniz.Bazen bu duygu bütün benliğinizi sarar.Düşünüzün anlamsızlığına gülersiniz, ama bunda bir düşüncenin gizli olduğunu sezersiniz.Bu düşünce gerçektir ve yaşamınızla doğrudan ilgilidir.Sürekli içinizde yaşamıştır.Düşünüzde gördükleriniz size, uzun zamandır beklediğiniz, yeni ve derin anlamlı bir şeyler söylemek istiyor gibidir.Fakat bunun anlamını çözemezsiniz. "
" Gülünç olma düşüncesi bizi utandırmamalı, değil mi? Hepimiz gülüncüz, uçarıyız, kötü alışkanlıklarımız var, sıkılıyoruz, görüp anlamayı bilmiyoruz.Siz, ben, hepimiz böyleyiz! Yüzünüze karşı gülünç olduğunuzu söylediğim için bana güce nmiyorsunuz, değil mi? Eger böyleyse, sizler düşün sanatçıları olamazsınız! Siz şunu söyleyeyim, gülünç olmak bazen iyi, hatta çok iyidir.O zaman insan başkalarına karşı daha hoşgörülü olabiliyor. "