“Dualarımı – bütün bu yıllar
boyunca O’nun dualarımı duymadığını düşünmüştüm, ama meğerse O beni hep
dinliyormuş, sadece O’nun iradesinin gerçekleşmesi için, O’nun zamanlamasını
beklemek gerekiyormuş.”
Tek başına olmayı
severdi, çünkü hayatında yalnız olma fırsatını hiç yakalayamamıştı. Hep
kalabalık evlerde, insanların gürültü ve huysuzlukları içinde yaşamak
mecburiyetinde kalmış, kendiyle kalıp sohbet etme imkânı bulamamıştı.
mutluluğa bu kadar çok kafayı takmak, bu çağa
ait salgın bir hastalık olsa gerek. Bu hastalığın tek kazananı da bizim Carcel
ve meslektaşları gibi görünüyor. Ha bir de yazdıkları kişisel gelişim
kitaplarıyla bir tek banka hesaplarının gelişmesini sağlayan çokbilmişler.
Hayallerini gerçek kılmak istiyorum. Onun
için pek çok şey yapabilirim, hatta belki ölebilirim bile. Ne var ki biri için
ölmek, onun için yaşamaktan daha kolaydır zaten. Kimse kabul etmek
istemese de bu böyledir. İşte bu nedenle uğruna yaşamaya mecbur
kalacağım bir bebek istemiyorum hayatımda.