Şimdi sakinim, her şey bitti, tamamen bitti. Müdürün ziyaretinin yarattığı korkunç kaygılardan kurtuldum. Çünkü, itiraf edeyim, hâlâ umutluydum... Şimdi Tanrı'ya şükür, hiç umudum kalmadı.
Sayfa 33 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Uzun süre önce bir ses: Tanrılar gidiyor! dedi. Son olarak bir başka ses yükselip haykırdı: Krallar gidiyor! Şimdi üçüncü bir sesin yükselmesinin zamanıdır: Cellat gidiyor!
Sayfa 27 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kitabın ilk kısımları yazıldığı dönemde ki insanların konusu hakkındaki yorumları üzerine bir bölümdü. Sonrasında ise mahkumun idam anına kadar daha önce hiç yaşamadığı, yaşayanların da anlatamadığı bu durum için kafasında kurduğu senaryolar üzerine ilerledi. Bana ilginç gelen kısım ya da çelişkili olan tarafı şuydu; insanların bu kitap yazılırken yazara karşı önyargılı olup, bir insanın idam edilmesinin hele de bir mahkum ağzıyla yazılmasının toplumda çok fazla sorun yarattığı, vicdan kısmına oynandığı, düzeni bozabileceği tarzında yorumlar yapılıp yine aynı insanların bir mahkumun giyotin masasında uçarken kafası önlerine heyecanla birbirinin üzerinden atlarcasına en ön safta yer alıp izlemek isteyişleriydi. Bir durum, olay, hikaye ya da herhangi bir şey dile getirilmediği takdirde yapılması yasal mı demekti yoksa dile getirince akla da mı zor gelirdi? Göz gördüğüne dayanmayı seçerken akıl mantığına neden oturtmazdı?
Zor olan idam anını izlemek miydi yoksa bunun kötü olduğunu dile getiren bir yazarı kabul etmek mi?
İşte bu kitap bütün bunlara değinen bir kitaptı bende ki etkisi bu şekilde oldu.
Yaşamanın en zor yanı da bütün olana bitene seyirci kalmaktı.