Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Shakespeare'in “Kral IV Henry ~ II” adlı tiyatro oyunu oldu.
Bu tarihi oyunun ikinci bölümünde Kral IV. Henry, bir yandan hastalığıyla boğuşurken diğer taraftan isyancıların baskısı altında sıkıntılı durumlar yaşanır. Kral'ın ölümüyle başa geçen, önceki havai ve esrik tutumlarıyla bilinen kral oğlu Hal ise bambaşka bir haleti ruhiyeye bürünerek V. Henry olarak krallığı yönetme iradesini gösterme eğiliminde bulunur.
#kitapalıntıları
&BAŞPİSKOPOS
...
Bu devirde insan kime güvenebilir?
Richard ayaktayken onun ölmesini isteyenler
Onun mezarına tapar oldu.
&KRAL
...
Krallığım sadece bu temanın sahnelendiği bir piyes gibiydi.
İYİ bir tarih kitabı. Safeviler , Akkoyunlular , Karakoyunlar ve diğer tüm Azerbaycan devletleri çok iyi bir şekilde anlatılmış. Herkese tavsiye ederim...
Pirandello, modern tiyatronun öncülerinden biri olarak commedia türündeki eserleri ve romanlarıyla İtalyan Edebiyatı'nın önemli yazarlarından biri.
Pirandello'nun yazarlık kimliğini de özetleyen "Altı Kişi Yazarını Arıyor", yazarın en önemli dört tiyatro oyununa yer veriyor.
Commedia türündeki bu oyunlar;
Liolà: Sicilya'nın kırsalında geçer. Toplumsal eşitsizlik, çocuk sahibi olmanın toplumsal ve bireysel önemi, soyun devamı, miras gibi konuları vurgular.
Size Öyle Geliyorsa Öyledir: İnsanın gerçeklik arayışı, gerçeğin göreceliği, dedikodu temalarından oluşur.
Altı Kişi Yazarını Arıyor: Pirandello'nun en ilginç eserlerinden biridir. Kurgu ve gerçekliği, sanat ve yaşamın ilişkisini, kimlik arayışını ele alır.
IV. Henri: Toplumsal roller, delilik ve akıllılık arasındaki görünüş, insanın rol yapmadaki sınırlarını sorgular.
Pirandello ve oyunları hakkındaki açıklamalarla tiyatroyu seven, ilgilenen, yaşamın felsefesini edebiyat ve sanatla birleştirmekten keyif alan okuyuculara güzel bir öneri olabilir diye düşünüyorum.
Tiyatro alanında çalışma yapanlarsa kapsamlı bir inceleme konusu olarak değerlendirilebilir.
Tarzı ve yaratıcılığıyla derin bir ifade yeteneğine sahip olan Pirandello'nun oyunlarının özünü kavramak için bence yazarla iyi bir tanışıklık kurmak, bakış açısını kavramak, tarzını anlamak gerekiyor.
Bu nedenle de, gerek edebi gerekse sanatsal olarak Pirandello'yu tanımak için önce yazarın romanlarıyla başlamanın daha uygun olacağı görüşündeyim.
Keyifli okumalar diliyorum.
Kolay okunan bir kitaptı. Puntosunun büyük oluşu okumamı hızlandırdı. Hızlı hızlı okuyup bitirdim. Beğendim mi? Normal bir kitaptı, okusam da olurdu okumasam da. Yıllar önce popüler olan bir seriydi. Almıştım ve yeni okuyabildim. Spoiler ile yorumumu yazacağım.
Kitty Doe baş karakterimiz 17. yaş gününde sınava giriyor. Bun sınavdan alınan puan insanları I'den VII'ye kadar numaralar ile damganmasını sağlıyor. Kitty III numara ile damgalanınca hayatın yaşanmaz olacağına inanıyor ve sevgilisi Benjy'den ayrılmamak için geneleve gidiyor. Orada çalışmaya karar veriyor. Yaşanan gelişmeler sonrasında Başbakan peşine düşüyor ve çalışmak için çıktığı gece genelevde Başbakan Daxton Hart tarafından satın alınıyor. VII olması için başbakanla anlaşma yapıyor. VII numara sadece yönetici Hart'ların sahip olabileceği bir rütbeyken Kitty Doe bir sabah kendini suikasta uğramış ve ölümü gizlenmiş Lila Hart'ın bedeninde VII numara olarak uyanmış buluyor.
Lila Hart ise yönetici aileden biri. Başbakanın yeğeni. Kitty, Lila olarak sürekli ölümle burun buruna kalıp hep hayatta kalmaya çalışıyor hem sevdiklerini korumaya çalışıyor hem de düzeni değiştirmeye çalışıyor. Lila Hart'ın başlattığı direniş hareketini Kitty Doe Lila'nın bedeninde gerçekleştirebilecek mi?
Kitapta damgalama sistemine daha çok yer verilebilirdi ve daha güzel açıklanabilirdi. IV ve üstü rahat bir yaşam sürerken III kanalizasyon temizliğine gönderiliyor. I Başkayer'e gönderilirken VI üst düzey idare alanında görev alıyor. Zekaya göre damgalanıyorlar. Herkes eşit şartlara büyümüyor. Kitty ve Benjy 40 kişilik grup evinde büyümüş ve IV numara tek bir kişi, Nina tarafından büyütülmüş. Bunları daha detaylı okuyabilirdik. Tamam eşit olmayan sistem için savaşıyorsunuz ama portakal çaldığı için ya da hükümet aleyhinde konuştuğu
Kitap Yorumu: Bülbül Kapanı 4 (Final) / Loresima
Özet;
Timur, Ahu'suna ve "Güneş"ine Dağhan Öz'ün yardımıyla yeniden kavuşur. Dağhan'ın desteğiyle Kralşan ve onun getirdiği karanlık tamamen yok edilir.
Ve evet... Kralşan ölür.
Ama başından beri "Neden Ahu? Niye Ahu?" diye sorduğumuz tüm soruların cevabı, Kralşan ölmeden önce ortaya çıkar, Ahu'nun hamile olduğunu gördüğünde.
Aslında Kralşan, Ahu'nun öfkesi ve nefretinden beslenmektedir. Onun gözlerindeki o yoğun duygu, Kralşan'ın gücüdür. Ahu'nun hayata tutunma çabası ise onun yenemedigi tek şey olur.
Kralşan, Ahu'nun pes etmesini ister. Ama Ahu her seferinde daha güçlü karşısına çıktıkça, bu durum Kralşan'ın gücünü sorgulamasına neden olur. Ta ki Ahu'yu hamile görene kadar... Işte o an, her șey kopar ve Kralşan kendi sonunu belirler.
Onun ölümüyle birlikte geride kalan temizliği Timur ve Dağhan yapar.
Ancak bu süreçte Yakup Öz ve Asım hayatını kaybeder.
Süreç ilerledikçe Timur mutluluğuna kavuşsa da bu kez Adem ve Aknene'ye, Ahu ise Cemil Baba'ya veda eder.
Yeni hayatlarına başlamak için Rize'ye dönerler ve harika bir düğün yaparlar.
Cihan polis olur ve Biricik'le hayatına devam eder.
Ahu ve Timur yeniden birbirine kavuşur; güneşleri hayatlarına yeniden dogar.
Güneş ve Yusuf Ali ise güzel bir çocukluk geçirir. Yusuf Ali, babasının ve dedesinin izinden giderek hayatının aşkını çoktan bulur.
• Yorum
Ölenlere üzülürken, Adem'in ölümünü okuduğumda "sevdiğine kavuşmuş bir adam" için gülerek ağladığım nadir sahnelerden biriydi.
Birbirlerine olan aşkları ve Timur'un koca cüssesine rağmen Ahu ve Güneş'e karşı her hareketinde o ince, zarif ve kırılgan hali... beni mest etti. Sizi seviyorum gerçek olmanızı isteyecek kadar hemde....
Bizi bir yerlerden izleyen mutlu bir aileyi daha geride bıraktık Bir hikâyeyi bitirmek mi daha
Öncelikle selamlarrrrrr!
Bu kitap açık ara serinin en iyi kitabıdır diyerek başlıyorum. Yaşanan her şeyin bir sonuca kavuşması o kadar tatlıydı ki. Ama içimde buruk bir hüzün de var. Gökçen evreninin bu halini son okuyuşumuz gibi hissediyorum. Demir Zambak o etkiyi yaratmayacak gibi. Ama yine de bu evren benim evim. Yusuf Ali ve Güneş'in Murathan ve Gökçen gibi olmaları cidden çok minnoştu. Ağır bir mafya kurgusuna yakışmayan bir son olsa da son çok hoştu. Gerçekten mutsuz bitmediği için Loresi'ye minnettarım. Tekrardan okuyun okutturun. Ayrıca Gökçen'i çok özlemişim...
Kendinize iyi bakın<3