Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer; ama insan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendini iyi hisseder.
Babalar ve Oğullar, Ivan Sergeyeviç Turgenyev
📚 + ☁️ = 📸📷
1. Fyodor Dostoyevski - Yeraltından Notlar
"Öyle bir zaman geliyor ki, insan artık sadece nefes almaktan bile yoruluyor."
2. Yusuf Atılgan - Aylak Adam
"Dünyanın bütün yolları yalan, bütün insanları iki yüzlü."
3. Lev Tolstoy - İvan İlyiç'in Ölümü
"Doğru yaşadın mı İvan İlyiç, doğru yaşadın mı?"
4. Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi
"Zorla bir şeyi elde edebilirsin ama zorla bir şeyi sevdiremezsin."
5. Jack London - Martin Eden
"Zekânın en acı verici yanı, aptal bir dünyada yaşamak zorunda olmasıdır."
6. Émile Zola - Nasıl Ölünür
"Zenginlerin canı tatlıdır, fakirlerin ise hayatı ucuz."
7. Marlo Morgan - Bir Çift Yürek
"Sen, sonsuzluğun içinde bir an'sın."
8. Michel Foucault - Hapishanenin Doğuşu
"İktidar sadece yasaklar koymaz; o aynı zamanda hakikatler de üretir."
9. Şermin Yaşar - Söyleme Bilmesinler
"Bazen susmak, en gürültülü çığlıktır."
10. Osamu Dazai - İnsanlığımı Yitirirken
İvan rasyonel bir bireycidir. "Ben o çocuğu dövmedim, ben kimseye zulmetmedim. Neden başkasının günahının olduğu bir sistemin faturasını ben ödeyecekmişim? Kendi biletimi alıp bu saçma tiyatrodan çıkıyorum." der. İvan'ın adaleti, sınırları çok net çizilmiş bir Kişisel Ceza Hukuku'dur. Suçun şahsiliği ilkesini savunur.
Zosima: "Herkes, herkese karşı, her şeyden sorumludur."
Bir yerlerde bir cinayet işleniyorsa, birileri kancıklık yapıyorsa, sen de suçlusun. Çünkü eğer sen yeterince aydınlık olsaydın, etrafına yeterince sevgi ve doğru örnek yayabilseydin, belki o karanlık adam o suçu işlemeyecekti. Senin eksikliğin, onun suçuna zemin hazırladı.
Ben burada Zosima gibi düşünüyorum.
Olanın olmayana bilenin bilmeyene borcu vardır.
Zümer Suresi 9. ayet: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
Komşusu açken tok yatan bizden değildir düşüncesi.
yani illaki kişi maddi anlamda açlık çekiyor olamaz ki her zaman
kimisi özgürlüğe kimisi adalete sevgiye ilgiye anne babaya akla gelebilecek türlü manevi gıdalara da aç olabilir.
ve bu konularda tok olanlar, aç olanların taleplerine cevap vermek zorunda.
Zosimaya katılıyorum bu noktada.
Ivan, olaylara 3. kattan bakıyorsa Zosima 30. kattan bakıyor ve haklı olan da Zosima
İşkenceci cehennemde yansa bile, bu o çocuğun çekmiş olduğu acıyı geriye döndürmez. Çekilen acı, verilen cezayla silinemez.
İvan matematiğin tutmadığını, sistemin iflas ettiğini görür ve Tanrı'nın mahkemesini reddeder.
İvan insanların "bayağı, korkak, nankör ve zalim" olduğuna inanır.
İvan'a göre bu çürük insan malzemesinden "özgür irade" beklemek Tanrı'nın en büyük hatasıdır.
İnsanlar özgürlük değil, karın tokluğu ve onları hizaya sokacak bir otorite isterler.
Zosima insanların ne kadar iğrençleşebileceğini İvan'dan daha iyi bilir (çünkü manastırda her gün en ağır günahları dinlemektedir). Ama o, insanın bu çamurunun içinde saklı olan ilahi kıvılcıma odaklanır. İvan iğrenerek sırtını dönerken, Zosima çamura ellerini daldırır.