Puan vermedi·%40 (250/622 syf.)
bitirmedim ama aktif olarak okuduğum bi kitap bitirirsem yorumu güncelleyeceğim ama şimdilik şunu demek istiyorum ki bi silkelen yani kendine gel major depresyona girmişsin milleti eleştiriyorsun kalk bi hava al ben baydım artık bi insan yürüyen memnuniyetsiz olur mu yaa ilerde ne değişir bilmiyorum ama aşk seni değiştirsin artık
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Ölmem ya da yaşamam neye gerek?
Puan vermedi
Bir hikaye kahramanının ya da karakterinin, bir efsaneleşmiş gerçek tanınmış kişinin, sıradan bir insanın ve gerçek (?) öznenin (senin/sizin) ölümü hakkında paralel ve asimetrik dağılan düzleminde toplumun ağır görünür ya da görünmez etkisinin yayıldığı oldukça olağan bir durumun yani ölümün oldukça olağan bir anlatısıyla karşılaşıyoruz kitapta. Hemen ansızın ölmek üzerinden değil bu, doktorların laf salatası yaptığı hastanın ölünceye dek boğazından geçirmeyi hedeflerine koymayı düşündükleri türden. Vakit belirsiz ama yakın olduğu kesin. Ivan İlyiç hayatına bakıyor, tüm yaşadıklarına... Ama bir dakika, yaşamak söz konusu ölümken fazla kaçmadı mı? (İtirazım Var, Müslüm Baba'dan iyi gider) Hem... Gerçekten yaşamış mıydı? Oldukça işinde usta, titiz bir yargıcın yüzeyde hiç sorunu olmayan bir hayatı var, öyle değil mi? En azından herkes tarafından bilinen bu. Kitap öyle acımasız bir başlangıç bölümü sunuyor ki aklımda kalanlar olarak ilk karakterin toplumdaki kimliği geliyor, eh tabi bu benliğini de yontuyor. Üçüncü kişi anlatımın tanrısal bakışına kapılmam beni de hikayenin hem dışına hem de birebir içine dahil etti, Ivan İlyiç olurken bir baktım ki o çekilmez aile üyelerinden herhangi biriyim, düşüncesi bile korkunçtu ama işte kitap, düşüncesini akla getirdi ya işte orada hakkını vermek lazım; okuduğum zaman düşünmeye özellikle de empatiye itmesini ki bunu da dolambaçlı yollardan yapmıyor, tekniği falan diye bir yerlerde geçiyor mu bilmem ama anladığım kadarıyla yaptığı yalnızca iyi bir gözlem ve objektif bakış açılarının hakiminde karakterleri görmemizi sağlaması. Gaius'un (Sezar'mış) ölümlü olmasına tümdengelimle bahseden yerde Ivan İlyiç kıyasa geçiyor tıpkı cenazesinde en yakın dostu dediği kişinin bile yaptığı gibi (Ölen ben değilim, şükrü). "Gaius hiç
Yaşamak Gerek
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puanım: 8 / 10 | Geç kalınmış incelemelerden biri daha :)
8/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:49
Dünya döndükçe güncelliğini asla kaybetmeyecek, her neslin dönüp dönüp kendinden bir şeyler bulacağı muazzam bir Rus klasiği bitirdim. Turgenyev’in Babalar ve Oğullar’ı, sadece eski ve yeni kuşağın çatışmasını değil; bir toplumun, değerlerin ve inançların kökten değişimini o kadar duru bir dille anlatıyor ki hayran kalmamak elde değil. Kitabın kalbinde, edebiyat tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Bazarov var. Kendini her türlü otoriteyi, geleneği ve duyguyu reddeden bir "nihilist" olarak tanımlayan bu genç tıp öğrencisi, arkadaşı Arkadiy ile birlikte onun gelenekçi ailesinin yanına gidiyor. İşte o andan itibaren; geçmişe tutunmaya çalışan fedakar babalar ile dünyayı baştan yaratmak isteyen, her şeye meydan okuyan o öfkeli oğulların çarpışmasını izliyoruz. Turgenyev’in en sevdiğim yanı, bu çatışmada asla tek bir tarafı haklı çıkarmaya çalışmaması. Ne babaları tamamen haklı bulabiliyorsunuz ne de oğulların o katı mantığına tamamen sırt çevirebiliyorsunuz. İki tarafın da yalnızlığını, sevgisini ve birbirini anlama çabasındaki o çaresizliği okurken insanın içi burkuluyor. Hele o Bazarov’un her şeyi rasyonalize eden buz gibi mantığının, aşk ve ölüm karşısında nasıl eğilip büküldüğünü izlemek muazzam bir karakter analiziydi. Klasik Rus romanlarının o göz korkutan ağır havasından çok uzak, su gibi akan, çok katmanlı ve sarsıcı bir kitap. Dönemler, fikirler ve modalar değişse de evdeki o "baba-oğul" masasının kavgalarının hiç değişmediğini görmek acayip bir deneyimdi. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 87. kitabı
Babalar ve Oğullar, 19. yüzyıl Rusya'sında gelenekçi, aristokrat yaşlı kuşak ile her türlü otoriteyi, kutsal değeri ve toplumsal kuralı reddeden radikal, nihilist genç kuşak arasındaki derin dünya görüşü çatışmasını anlatır. İvan Turganyev, tıp öğrencisi Bazarov karakteri üzerinden Rus toplumunda filizlenen nihilizm akımını ve yeni insan tipini incelerken; ideolojilerin, aşk, doğa, sanat ve ölüm gibi hayatın ezeli gerçekleri karşısında nasıl sınandığını sarsıcı ve tarafsız bir dille gözler önüne serer.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 79. kitabı
Ivan İlyiç'in Ölümü, yüksek rütbeli bir yargıcın sıradan, saygın ve konforlu hayatının, amansız bir hastalığa yakalanmasıyla birlikte nasıl altüst olduğunu anlatır. Lev Tolstoy, kahramanının fiziksel acıları arttıkça içine düştüğü varoluşsal kriz üzerinden, burjuva toplumunun yapaylığını, insanların samiyetsizliğini ve yaklaşan ölüm gerçeği karşısında geçmişteki tüm başarıların nasıl anlamsızlaştığını sarsıcı bir dille sorgular.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 50. kitabı
Altıncı Koğuş, bir taşra hastanesinin akıl hastaları için ayrılmış, pislik ve ihmal içindeki kasvetli bir koğuşunda geçen düzen karşıtı bir hikayeyi anlatır. Çevresindeki cehaletten ve yozlaşmadan kaçarak kendi kabuğuna çekilen Doktor Andrey Yefimıç, bu koğuşta kalan eğitimli ve hassas bir hasta olan İvan Dmitriç ile derin entelektüel felsefi sohbetlere başlar. Anton Çehov, bu iki karakterin delilik, normallik, özgürlük ve acı çekme üzerine yaptıkları tartışmalar üzerinden dönemin Rus toplumunu, adaletsiz düzeni ve aydınların duyarsızlığını sarsıcı bir dille eleştirir.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma