Bu yaşa geldi, bir kerecik olsun 'ana' demedi yaşar. Herkes gibi, o da 'gelin' derdi anasına. Oysa, şu beyaz kâğıtlara binlerce kez 'ana', yazmak, binlerce kez, bütün gücüyle 'ana!' diye bağırmak istiyordu.
Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise;
Mıhlar gevşek bir gölgeliktir beden çadır, pek dayanma sakın ne kadar sağlam görünse.