Sanık (Selimiye Üçlemesi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1786
Gösterim
Adı:
Sanık
Alt başlık:
Selimiye Üçlemesi 3
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756491
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Sanık
Sanık
Selimiye Üçlemesi’nin tamamlandığı Sanık’ta, üniversite son sınıf öğrencisi Yaşar Yılmaz’ın “içeri alınmasına” ve “itirafa” zorlanmasına tanık oluyoruz. Gerçekte anonim bir figür olarak değerlendirilebilecek olan Yaşar Yılmaz, önüne konan boş kâğıtları nasıl dolduracağını düşünürken kendi geçmişini de sorgulayarak gecikmiş bir öz eleştiriye başlar.



“Akşama kadar yazacaksın. Beğenirlerse su, yemek ve cıgara verilecek. Komutanım söyledi. Kaç zamandır buradayım, konuşmayan adam görmedim… Akılsızlık etme. Yaz da kurtul.”



“Ne yazayım? Bir suçum yok ki benim.”



“Ne istiyorlarsa onu yaz. Yazdırırlar çünkü. Dayanamazsın. Yazdırırlar.”
136 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Selimiye Üçlemesi bitti ama beni de bitirdi, üzdü, sinirlendirdi, huzursuz etti, yüreğe vicdana dokundu. Yılmaz Güney, Hücrem kitabında düşündürdü, sordu soruşturdu, üzdü, yer yer sinirlendirdi çoğunlukla da huzursuz etti. Salpa’da ise bunların seviyesini biraz daha arttırdı ve gümbür gümbür Salpa ile soruşturdu yaşadığımız gerçekleri, “Anlat be Salpa anlat” dedikçe sanki arka fondan “güm güm” diye sesler duyuldu, her bir cümlesi her bir sorusu gümletti sayfaları. Sanık kitabında ise Yaşar Yılmaz ile beraber bizleri çaresiz bıraktı, öyle bir üzüp huzursuz etti ki sinirlenmek istesek bile sinirlenemedik, ne geline ana diyebildik ne de oy anam oy desek de sesimizi duyurabildik. Yazmak istedik ama yazamadık, ne yazacağımızı bilemedik, ne yazabilirdik ki Yaşar, suçun yoktu ki senin.

Kitabı okurken yoruldum, Yaşar Yılmaz işkencelere maruz kaldıkça koskoca tarihimizin belki de tarihimizden de büyük koskoca ayıplarını okudukça utandım, kendimi hepimizi suçlu hissettim. Çoban Sülü ve Ecevit suçlu demek, onların suçlarının size atılmasının ayıbı ve Yılmaz Güney’in her huzursuz edici cümlesi ile beraber yıkıma uğrattı beni. Kanlı Pazar, Altıncı Filo olayları neden herkesin üstüne atılır Salpa diye Salpa’ya sormak istedim.

Yenildin be Yaşar, faşizme karşı dik duruşuna rağmen yenildin, hâlbuki bu zulmün yenilmesi gerekiyordu ama elbet olacak Yaşar elbet bu da olacak, hücrene, hücrendeki duvara boşuna yazmadılar o yazıları, sakin ol arkadaş sen paniğe kapılma. Zafere kadar savaşacağız ve zulüm mutlaka yenilecektir.
136 syf.
·Beğendi·7/10
YORUM
Roman da, üniversite son sınıf öğrencisi Yaşar Yılmaz'ın hapse atılması,hücrelerde işkence edilip itirafa zorlanması konu ediliyor. Yaşar Yılmaz,dal usulü asılır,falakaya yatırılır,elektrik verilir, küfür ve hakaretlere uğrar ve daha türlü türlü işkence yöntemleriyle yıldırılmaya çalışılır.Amaçları,sordukları sorulara kendi istedikleri cevapları vermesidir Yaşar Yılmaz'ın.O kadar dayak ve işkenceye rağmen yalan söylemez Yaşar.Kendisine isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmez.Önüne konan kağıt kalemle, sadece doğru bildiklerini yazar Yaşar.Sendikaya gittiğini, sordukları insanları orada gördüğünü fakat onlarla hiçbir alış verişinin olmadığını yazar yani.Ama nafile.İnanmazlar ona.Onlara göre bir komünist görüldüğü yerde ezilmelidir zira.Tıpkı bir tahta kurusu gibi.
Sade ve güzel bir dille yazılmış roman.Yer yer gözlerim dolmadı değil.
Yaşar'ı romandan bağımsız olarak düşünürsek, bu ülke de nice gerçek Yaşar'lar olduğunu anlamamız uzun sürmeyecektir sanırım.Ve son olarak, diyorum ki Yaşar'ları yaşayamaz hale getirenler utansın.
136 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kurumuş kan lekeleri ve paslı zincirler... o güne dek Kontrgerilla'nın adını duymamıstı "Yaşar Yılmaz"... Ve sonra yapmadıgı şeyler için günlerce süren Psikolojik baskılar ve işkenceler...
"Ses ver Kominist ! " diye her saat başı bağıran Nöbetçinin yaşıyor mu testi..
Adana'dan İstanbul'a büyük zorluklarla üniversite okumaya gelen köy çocugu Yaşar Yılmaz...
Cogu yerde okurken içiniz acıyacak, aslında bildiğimiz ama her defasında hatırlamamız gereken bu ülkenin gercekleri...
134 syf.
·Beğendi·8/10
Sanık
Yılmaz güney
Okurken yorulduğum kitaplardan oldu sanık
Yasar yılmaz işkencede,askıda,falakada gelin anasını andıkça oy anam dedikçe yoruldum. Kahreden,üzen burjuvazi ve sınıfın karşılaşmasının adillikten uzak adice ve tuzaklarla dolu olduğunu selimiye üçlemesi kitaplarından olan sanık ile yılmaz güney sadece görsel sanatda değil edebiyatda da yetkin olduğunu göstermiştir.
kurumuş kan lekeleri,zincir şakırtıları ve yaşarın köy anıları,sorgular ile giden kitap insanlığın,direncin,umudunu yaşayatabileceğini,çözülmenin safhasından ,acıdan başka bir şey yok iken nasıl kurtulanabileceğini okura yalın bir dil ile sunuyor.
68 kuşağına tanımamıza yardımcı olacak nitelikte,ayrıca sabotaj davası olarak bilinen gazetelere geçen konunun anı belgesel şeklinde öyküleşmiş hali olarak da okuyabilirsiniz.

Yirmi dört ağustos bin dokuzyüz yetmiş iki. Perşembe. Saat on bir. Ahmet oğlu dokuzyüz kırk beşte Medine'den, Saimbeyli ilçesinde doğma, Tufanbeyli ilçesi, Bozgüney köyü, cilt sekiz, sayfa seksen dört, hane otuz altı nüfusuna kayıtlı , İstanbul Teknik Üniversitesi son sınıf öğrencisi, Yaşar Yılmaz, Şişhane Eralko Han'da Statik büroda, adım adım yaklaşan sinsi tehlikeden habersiz, statik betornam hesabı yapıyordu. Ter içindeydi. Aklında bir yığın rakam vardı ve faşizmi hiç düşünmüyordu. Sık sık saate bakıyordu. Saat onikide, hanın önünde nişanlısıyla buluşacaklardı çünkü. Öğle yemeğinde, buz gibi, koca bir bardak bira içmeyi düşünüyordu. Öksüzüyle birlikte. 'Öksüz,' diyordu nişanlısına. Öksüz büyümüş bir kızdı nişanlısı.

Acılar vardır gelir geçer
Acılar vardır deler geçer
Acılar vardır birikir

İşkence vucuddan gider ama orada aldığın tutum bir ömür vicdanında ve yakandadır.
Suçu tespit edilmeyen kimse sanık olamaz der anayasa kanunlar fakat yazarın cezaevinde yazdığı ve yasadığı olaylar pek de anayasanın,kanunun takılmadığını gösteriyor.

Sanık,hücrem ve salpa bu selimiye üçleme kitaplarını özellikle konumuz sanık kitabını bütün kitapseverlere duyurulur.
Devrimciliğin onur,namus ile anıldığı dönemler anlatılıyor,değeri bilinmesi umuduyla...

Gürbüz DENİZ
147 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İşkence gerçeğini bütün çıplaklığıyla ele alan bir başyapıt. Okurken çok rahatsız olacaksınız hatta bırakmayı düşüneceksiniz çünkü anlatılanlar o kadar gerçekçi ki, zaten yazarın amaçladığı da bu. Sizi bu çirkin, iğrenç olaylarla yüzleştirip neden vaktinde buna karşı koyamdık, bunun gerçekleşmesine engel olmadık düşüncelerine sürüklemek. Mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu günümüzde de süregelen bir gerçek!
İlk 'komünist' sözcüğünü Dörtyol'da, bir duvar afişinde gördü. Ortaokula gidiyordu. Ağzından kırmızı alevler çıkartan bir ejderha resmi vardı afişte. 'Komünizm tehlikesi' yazıyordu üstünde. Komünizmi afişteki gibi bir şey sanıyordu.

Lise birde Yaşar Kemal'in 'İnce Memed'ini okudu. Hayran kaldı. Oysa Yaşar Kemal'e de 'komünist', roman içinde 'komünizm propagandası yapıyor,' diyorlardı.
"Bir daha böyle komünist kitaplar okuma," dediler ve Nihal Atsız'in kitaplarını verdiler.
Yılmaz Güney
Sayfa 55 - İthaki Yayınları
Anımsadıkça içini yaralayan olaylardan biri de Aziz Nesin'in kaldığı otelin camlarını kırmalarıydı.
"Aziz Nesin gelmiş," dediler ve Türk Ocağı'ndan hareket eden bir grup gençle Yıldız Oteli'nin camlarını kırdılar.
"Kahrolsun komünistler!" diye bağırıyorlardı.
Yılmaz Güney
Sayfa 56 - İthaki Yayınları
"Önemsiz sorular soruyorlardı. Kravatının rengi, gömleğinin rengi, ne içtiniz, çay mı, kahve mi, ne yediniz gibi. Önemsemediğim için en küçük ayrıntıyı bile anlatmakta sakınca görmüyordum. Fakat işin boku sonra çıktı. Hüseyin'i yakalıyorlar. Anlat ulan, her şeyi biliyoruz, diyorlar. Benden öğrendikleri ayrıntıları söylüyorlar. O gün diyorlar, falan yere gittin, üzerinde mavi bir gömlek, siyah mavi çizgili bir kravat vardı, şekerli bir kahve söyledin ve cıgarayı tersten yaktın... Daha anlatalım mı, yoksa konuşacak mısın, diyorlar. Hüseyin düşünüyor, cıgarayı tersten yaktığımı bildiklerine göre, bunları bildiklerine göre her şeyi biliyorlar, diyor, anlatıyor her şeyi. Sonra beni çağırıyorlar, yatırıyorlar, gerisini de ben söylüyorum. Aslında polis bir şey bilmiyordu. Her şeyi biz söyledik. Aptallığımızdan. Yok, polis deneyimimiz yok."
Yılmaz Güney
Sayfa 45 - İthaki Yayınları
“Kahrolsun Faşizm!”
Nasıl kahrolacak bu faşizm? Hangi güçlerle? Neleri nasıl yaparak?
Yılmaz Güney
Sayfa 86 - İthaki Yayınları - 1.Baskı - Mart 2017
Kitlelere, işçilerin ve köylülerin devrimci özüne inanmayanlar, bireysel yalnızlıklara ve yanlışlara düşerler.
Kitlelerin geliştirici ve değişimi zorunlu kılan hareketleriyle bağlar kurmayan, kuramayan devrimciler geride kalacaklar ve kendi yalnızlıkları içinde boğulacaklardır.
Yılmaz Güney
Sayfa 87 - İthaki Yayınları - 1.Baskı - Mart 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanık
Alt başlık:
Selimiye Üçlemesi 3
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756491
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Sanık
Sanık
Selimiye Üçlemesi’nin tamamlandığı Sanık’ta, üniversite son sınıf öğrencisi Yaşar Yılmaz’ın “içeri alınmasına” ve “itirafa” zorlanmasına tanık oluyoruz. Gerçekte anonim bir figür olarak değerlendirilebilecek olan Yaşar Yılmaz, önüne konan boş kâğıtları nasıl dolduracağını düşünürken kendi geçmişini de sorgulayarak gecikmiş bir öz eleştiriye başlar.



“Akşama kadar yazacaksın. Beğenirlerse su, yemek ve cıgara verilecek. Komutanım söyledi. Kaç zamandır buradayım, konuşmayan adam görmedim… Akılsızlık etme. Yaz da kurtul.”



“Ne yazayım? Bir suçum yok ki benim.”



“Ne istiyorlarsa onu yaz. Yazdırırlar çünkü. Dayanamazsın. Yazdırırlar.”

Kitabı okuyanlar 169 okur

  • Onur mıhcı
  • Oğuzhan Akçakoca
  • İbrahim Yavuz Avcı
  • Murat Çakmak
  • Kıvanç Doğan
  • Berna DİNÇER
  • Kemal arslan
  • Ayşe Gül Ay
  • Ömer hodca
  • Burhan coşkun

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%32.6
35-44 Yaş
%32.6
45-54 Yaş
%7
55-64 Yaş
%4.7
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.2
Erkek
%53.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.6 (22)
9
%19.3 (11)
8
%12.3 (7)
7
%5.3 (3)
6
%0
5
%5.3 (3)
4
%0
3
%0
2
%1.8 (1)
1
%1.8 (1)