"o belki senin için daha değerlidir ama yabancı da bir başkasının arkadaşı, kardeşi. hangi hayat daha önemli?"
sessiz kalmıştık. on dört yaşındaydık, böyle şeyler bizim için fazla karışıktı. şimdi yirmi yedi yaşındayız, hala çok karışık geliyorlar.
yaşamının son günlerinde sonunda en büyük hayalini gerçekleştirmişti: canı ne zaman isterse ve istediği süre boyunca, her şeyini vererek tüm yüreğiyle, tüm ruhuyla piyano çalmak. tek dinleyicisinin genç bir şizofren olması önemli değildi; delikanlı müziği anlıyor gibiydi, önemli olan da buydu.