Sabah yıldızım..
İçim gece yarılarında kömürleşen bir boşluk gibi onu yakacak ateş yanlız 𝙎𝙖𝙗𝙖𝙝 𝙮ı𝙡𝙙ı𝙯ı..
Sayfa 26 - Diriliş yayınları 12.baskı
Şiir
Şu’arâ Suresi 196. Ayet Açıklaması
Lafzen: “öncekilerin yazılarında/sayfalarında”. (Zubura verdiğimiz mâna için bkz: 16:44, not 48). Bunlar Tevrat ve İncil’den öte -ki onlar zaten adlı adınca zikredilmektedir- başta Eski Hind, Eski Mısır ve Eski İran dinî metinleri olsa gerektir. Bu tezimizi M. Hamidullah’ın verdiği şu emek mahsulü bilgiler teyit eder: “Müfessirler resim ve heykellere tapmayı reddeden, “övülen” ve “herkese rahmet” sıfatlarını taşıyan bir zâtın geleceğini önceden haber veren Zerdüştlerin kitabına (Zend-Avesta, Hacht 13, XXVI-II, 129) göndermeler yaparlar (Bu konuda Avesta ve Dasâtîr’in başka pasajları da vardır). Brahman Hinduların Pourâna ve Vedalar’ı da çölden çıkacak, adı “övülmeye değer: Muhammed” olan bir bilgeden ve onun arabasının göğe değeceğini (Miraç); devleri bulunan bir bilge (Bkz: İşaya, 21:6-7); biri üç yüz diğeri on bin kutsanmış kişiyle gerçekleştireceği iki zaferini (Bedir Savaşı ve Mekke Fethi) haber vermektedir. Başka yerde, Kalınki Pourâna’da babasının “Allah’ın kulu” (Abdullah’ın tam karşılığı) annesinin ise “güvenilir” (Amine’nin tam karşılığı) olduğu yer almaktadır. Yine kumlu bir memlekette dünyaya geleceği ve doğduğu şehrin kuzeyine hicret edeceği vs. belirtilmektedir. Hemen belirtelim ki Pourâna kelime anlamıyla “Eskilerin Yazıları/Suhufu’l-Evvelîn” anlamına gelir ki, bu âyette bu ifade aynen yer almaktadır. Yine bilinmektedir ki, Guatama Buda da “Metteya” veya “Maitreya”nın (âlemlere rahmetin) kendi işini tamamlamak için geleceğini önceden haber vermiştir [Bkz: aynı yer, IX, 128; XX, 107] (Aziz Kur’an, İstanbul-2000).
Sayfa 708·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yıldızlar çekilir Ve güneş erteler doğmasını Ve sana kalır Zaptedilmez öz vatan gibi Gökyüzü..
Sayfa 21 - Diriliş yayınları 12.baskı
Şiir
Sabah yıldızı..
Bütün dünya mahkûm gibi Yalnız sen hürsün sabah yıldızı Bizim zincirle bağlı her yanımız kolumuz kanadımız Yalnız sen özgürsün sabah yıldızı Ay paslanmış Geceden sisler ve puslarla Yalnız sen saf lekesiz ve mâsum Yalnız sen tertemiz Güneş bile lekelenmiş Yerden yükselen dumanlarla Gecenin eremediği Gundüzden önce ulaşari Kendi gönül sırrına Ve günün soluğuyla sararmayan Parçalanmaz aydınlık Ve bölünmez ışık Alınyazımızın tek ak noktası gibi parlayan Sabah yıldızı
Sayfa 20 - Diriliş yayınları 12.baskı
Şiir
Ama, umutsuzluk yok, en yakın ve keskin günde, Sonunda dönecek talih, gelecek Büyük Atlı. Çileye batmış İslam halkı için kurtarıcı Görünecek ilkin Şam'da der gelenek saati
Sayfa 19 - Diriliş yayınları 12.baskı
Şiir
Şam Şam Şam Sana hangi kadırgamı göndersem Sana hangi çektirimi yollasam Sana hangi kucağımı uzatsam..
Sayfa 18 - Diriliş yayınları 12.baskı
Şiir