Puan vermedi
#OkudumBitirdim Güzel Çirkin/Alice Feeney Ters köşeleriyle dikkat çeken, daha öncede üç kitabını okuduğum AliceFeeney, her kitabında Akıcı anlatımı, abartısız betimlemeleri ile yer eden yazar. Sanki bu kitabında sonunu aceleye getirmiş gibi çok iyi bağlayamamış oldu bittiye getirmiş son sayfalara kadar merakla okuduğum kitap bittiğinde bumuymuş duygusu yaşattı açıkçası bende Yazar Grady Green, eşi Abby’nin arabasını uçurumun kenarında bulduğunda aracın sürücü kapısı açıktı ama ondan hiçbir iz yoktu. Yazar Grady, eşi Abby’e ne olduğunu bilmemesi ve yasını tutması sebebiyle artık kitap yazamaz duruma gelmesini, tekrardan kitap yazabilmek için temsilcisi Kitty tarafından İskoçya’da ulaşımın kısıtlı olduğu, sadece 25 kişinin yaşadığı adaya gitmesini sağlıyor. Adada gizemli olayların yaşanması kafamada bir çok soru işareti oluşturan sorular oluşmaya başladı. Adada yaşayan herkes masum mu? Ulaşım neden yok? Telefon neden çekmiyor? Yazarın eşi Abby yaşıyor mu? Yoksa öldü mü? gibi sorulara cevap ararken bulduğum bir okuma oldu.
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,953 okunma
Puan vermedi·270 syf.·
2026 435. kitabı
“ gelsem,suya eğilsem bir ırmak dolar ağzıma beni sorma,ben bildiğin gibiyim , bilmediğim bir çengelde hâlâ asılı kaburgalarım." elif sofya piyano çalan, resim ve beste yapan, şiir yazan, çok dil bilen ve entelektüel duruşlarıyla tarihe yön vermiş "şiir kadınların" hikayelerini ele alır. Türk edebiyatı ve tarihinde iz bırakmış, ancak hayatını kaybetmiş öncü kadınlara günümüz kadın yazarları tarafından yazılmış mektuplardan oluşur. Kolektif bir eser olan bu kitapta, geçmişteki cesur ve çok yönlü kadınların hikayelerini anlatıyor kıtabımız Osmanlı saraylarında yaşamış sultanlardan, halkı meydanlarda coşturan veya emekten yana mücadele etmiş tarihi kadın figürlerin yaşamları gün ışığına çıkarılır.  Vefa ve Bağ: Günümüzün yazar kadınları, geçmişte derin izler bırakan bu tarihi şahsiyetlerle mektup formu üzerinden duygusal ve kültürel bir köprü kurar., Köprüden gecetkrn kimlerle Selmlaştık, kiminin anısına ortak olduk, duru temiz bir dille yazılan mektupları okuyup o gunlerın hissiyatını hissettik O halde #Buyurun #OKUYUN Kalemden Kaleme Günyüzü Mektupları
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Kalemden Kaleme Günyüzü MektuplarıEmine Azboz · Yakın Yayınevi · 20143 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma
7/10
·304 syf.··
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:16
Matt Haig’in kalemini sevdiğim için bu kitaba da büyük bir merakla başladım. Belki beklentim biraz yüksekti çünkü Gece Yarısı Kütüphanesi bende çok daha güçlü bir etki bırakmıştı. Bu kitapta ise aynı bağı kuramadım. Sevmedim diyemem ama beni derinden etkileyen bir okuma da olmadı. Kitabın en sevdiğim yanı, bilimle felsefeyi ve insanın iç dünyasını bir araya getirme şekliydi. Özellikle kuantum fiziği üzerinden anlatılan paralel evrenler, olasılıklar ve zaman kavramı oldukça ilgi çekiciydi. Aslında kitap, her seçimin bizi bambaşka bir hayata götürebileceği düşüncesini merkeze alıyor. Bir yandan bilimsel teorilere değinirken bir yandan da insanın pişmanlıklarını, korkularını ve “Ya farklı bir seçim yapsaydım?” sorusunu sorgulatıyor. Bu açıdan düşündürücü bir kitaptı. Fakat benim için bu fikirler, hikâyenin önüne geçmiş gibiydi. Konu çok ilgi çekici olmasına rağmen olayların ilerleyişi zaman zaman durağanlaştı ve bazı bölümlerde kendimi tekrara düşüyormuş gibi hissettim. Sürekli yeni bir kırılma noktası bekledim ama beklediğim etki bir türlü gelmedi. Kitabı elimden bırakmadım çünkü dili gerçekten akıcı ve sadeydi; sayfalar kolayca ilerledi. Buna rağmen bazı kısımlarda ister istemez sıkıldığımı da söylemeliyim. Yine de kitap bana birkaç güzel şey düşündürdü. Hayatın tek bir doğru yolu olmadığı, yaptığımız ya da yapmadığımız seçimlerin bizi biz yaptığı ve her ihtimalin içinde farklı bir “ben” olabileceği fikri oldukça etkileyiciydi. Özellikle kuantum fiziğini yalnızca bilimsel bir konu olarak değil, hayatı anlamlandırmak için bir metafor olarak kullanması hoşuma gitti. Her ne kadar bu teorilerin kesinliği tartışmalı olsa da, insanı kendi yaşamına dönüp bakmaya itmesi kitabın en güçlü taraflarından biriydi. Belki bende çok büyük bir iz bırakmadı ama okurken üzerinde
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026245 okunma
2/10
·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:03
Uzun bir aradan sonra okuduğum bir kitap hakkında düşüncemi yazmak istedim. Öncelikle Nobel Edebiyat Ödülü almış bir kitap olmasına şaşırdım; kitaptan içerik, dil ve sanatsal beklentim daha fazlaydı. Olay örgüsü kolay akan, dili sade ve anlaşılır bir kitap. Karakterlerin hayatından kısa bir zaman kesiti sunuyor, kitabın sonuna yaklaşırken bazı durumların sonunu merak ediyordum ama o merak çözülmüyor, yani benim için anlamlı bir son olmadı, bir şeyler havada kaldı. Bununla birlikte, ana karakterin dürtüsel olması, gördüğü her kadına cinsellik penceresinden bakması, kadına sadece güzellik üzerinden değer yüklemesi sinir bozucu. Bende iz bırakan bir okuma olmadı.
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,532 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 26. kitabı
Gece Yarısı Treni Matt Haig Ah sevgili Wilbur…tam 81 yıl Bu kitap, yaşamak için ertelenmiş hayallerin, söylenememiş sözlerin ve içimizde taşıdığımız pişmanlıkların hikâyesi… Wilbur’un çıktığı tren yolculuğu aslında bir yere varma hikâyesi değil; geçmişiyle, seçimleriyle, kayıplarıyla ve en çok da kalbinde taşıdığı aşkla yüzleşme hikâyesi. Onunla birlikte ben de zaman zaman kendi hayatıma dönüp baktım. Yazarımız @mattzhaig yine umut dolu ama bir o kadar da hüzünlü satırlarla şunu hatırlatıyor: “Hayat bir yarış değil. Bir yerlere yetişmeye çalışırken sevmeyi, durmayı, anın tadını çıkarmayı unutabiliyoruz.” Kitabı okurken sürekli fırsat varken neden daha çok sevmedik, daha çok cesaret etmedik? diye sorgular oldum. Gece Yarısı Kütüphanesi ile benzer temalara sahip olsa da bence aralarında önemli bir fark var. Gece Yarısı Kütüphanesi “Başka bir hayat yaşasaydım ne olurdu?” sorusunun peşine düşerken, Gece Yarısı Treni mevcut hayatımızdaki dönüm noktalarına, verdiğimiz kararların ilişkilerimize ve çevremizdeki insanlara etkisine odaklanıyor. Her iki kitap da kalbimde ayrı bir iz bıraktı ama ilk göz ağrısının yeri daima bambaşka… Ve neticesinde kitap gönülden tavsiyemdir. Sakın kitabın başlarında pes etmeyin sonradan göreceksiniz güzel bir okuma serüveninde ilerliyor olacaksınız “Bazı yolculuklar bizi yeni yerlere değil, kendimize götürür.”
Alıntı
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026245 okunma