• 264 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Bir insan en son nereye kadar umut etmeyi sürdürebilir? Umut etmek nedir ki hem; insanı eyleme zorlayan bir şey midir? Yoksa olan biteni izleyip içten içe duygulu pasif dualarla yaşamaya ‘güvenle’ devam etmek mi? Kaçıncı seferde vazgeçmeli zorlukların üstesinden gelmekten? Karşı taraf diye gördüğü ve öyle basit bir taraf seçme işinin sonu olarak belirlenmiş bir öteki değil sana zarar vermekte hayatını cehenneme çevirmekte ısrarcı birine nereye kadar hüsnüzan beslemeli?...
    Bu ve bunun gibi pek çok cevabı ‘imkansız’ soruyu kucağınıza bırakıp giden bir kitap Nefret Etmeyeceğim. Dr İzzeldin Abuelayş’ın dervişane umudu, geniş mi geniş yüreği, hayatını dar eden olaylardaki suçluyla suçsuzu ayırmadaki takıntılı ve hakkaniyetli adaleti o kadar etkileyecek ki sizi son sayfadan sonra uzunca süre gerçekliğini sorgulayacaksınız hikayenin. Rahatça kitabı bir rafa kaldırıp hayatınıza devam edemeyecek ve kahramanı internette araştırıp ‘ifade’sini teyit etmek isteyeceksiniz. Günlük yaşantınızda Dr Abuelayş gibi davranmaya çalışıp bu denli bir sevgi doluluğun gerçek olmasına dair içinizdeki umutsuz romantiği diri tutmaya çabalayacaksınız..
    Yani ben öyle yapmıştım kitabı bitirdikten sonra:)
    Çünkü bu hikaye gerçek olamayacak kadar güçlü bir güzellikte. Ve henüz bitmemiş bir hikaye zira Gazze yaşamaya devam ettikçe bu hikayeler de yaşamaya devam edecek, eminim.
  • Altı kızımın içinde en sessiz olanıydı ama savaşın Gazzede yaşayan insanlar üzerindeki etkilerini tarif ederken utangaç değildi. Bir keresinde, "büyüyüp anne olduğumda, çocuklarımın roket kelimesinin sadece uzay mekiğinin başka bir adı olduğu gerçeğiyle yaşamalarını istiyorum" demişti.
  • "... Sen, elinde bir taş varsa onu at. O suda oluşan harelerin nereye varacağını bilemezsin, derdi. (...) Her türlü korkumu sermayeleştiren bir dünyanın kollarındaydım ve o çarkın bir parçası olmuştum.

    Televizyon izlerken bir mazlum, bir zalim; bir haklı, bir haksız ilan ediyordum haberleri görünce. Ve zalime karşı, haksıza karşı inanılmaz bir öfke duyuyordum. O sırada Izzeldin Abuelaish'in 'Nefret Etmeyeceğim' adlı kitabını almıştım. Kitabı yazan Gazzeli bir doktor. İdelaist, Harwardlı bir doktor. Üç kızının da İsrailli tanklar tarafından öldürülmesine tanıklık ediyor. Sonrasında söylediği şey beni çok etkilemişti: 'İnşallah benim kızlarım İsrail ve Filistin arasında barışa giden yolda son kurban olurlar.' Böyle bir bakış, nasıl bir bakıştı? Ben dışarıdan bu acıyla yüzleşmemişken, çok büyük öfke duyarken öfkesinin üstüne çıkabilmiş bir insanın kitabını okuduğum zaman o acizliğim yüzüme çarpıldı. Ve dedim ki 'Ben bu topraklara gitmek istiyorum. Bu gerçekliğe kendim temas etmek istiyorum.' (...)"

    https://www.youtube.com/...IsnIEDs7Co&t=41s

    |Betül Güleç| TEDxBursa