Hukuk ve edebiyat; özellikle ABD ağırlıklı olmak üzere Batı’da bir yüz yılı aşkın süredir üzerinde düşünülen ve son derece mesafe kat edilen alanlardan biri olup ülkemizdeki konu hakkında çalışmalar biraz gecikmeli de olsa bulunmaktadır. Alana katkı sağlayan önemli çalışmalar Cemal Bali Akal, Gülriz Uygur, Yalçın Tosun ve Faik Turinay tarafından telif edilmiştir. Hukuk eğitiminde de yer alan hukuk ve edebiyat derslerinin çeşitli faydaları vardır. Bunlardan insanların hukuku nasıl algıladığı ve anladığı konusunda hukukçunun bilgilendirilmesi, hukukçunun dikkatine somut uygulamaya ve yasanın evrimine dair bir bilincin sunulması ve hukukçunun insan tabiatı konusunda eğitilmesi (“Edebiyat ve Hukuk Dersini Kim İcat Etti?”, Cemal Bâli Akal, Edebiyat, Hukuk ve Sair Tuhaflıklar, Hazırlayanlar: Cemal Bâli Akal, Yalçın Tosun, Dost Kitabevi, Ankara, 2015, s. 17.) gibi hukuk ve edebiyat konularından hiçbiri eserde ele alınmamıştır. Sadece mahkeme, hâkim, kadı, adalet, savcı ve benzeri hukuk ve adaletle ilgili konuların yer aldığı şiir, hikâye ve roman gibi eserlerden bazılarına sistematik olmayan bir şekilde değinilmiştir. Eser teorik alt yapıdan yoksun olup günümüzde Türkiye’de edebiyat ve hukuk çalışmalarının geldiği seviyenin kat ve kat gerisindedir.
Eser hâkim ve savcılara verilen hukuk ve edebiyat derslerinin kitaplaşmış hâlidir. Eserde akademik olarak hukuk ve edebiyat üzerine bir şeye rastlamak adeta son derece güçtür. Zaten eserin kaynakçasında da konuyla ilgili önde gelen yazarlardan hiçbirinin eserine rastlanmaması bu durumu açıkça doğrulamaktadır. Eser hukuk ve edebiyat üzerine değil, adalet edebiyatı üzerinedir. Hatta eserin ekine konulan örneklerin bir kısmının adalet edebiyatıyla da ilgisi bulunmamaktadır. Mesela Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın “Abdülhamîd’in