Avrupa Parlamentosundan iki üyenin Avrupa’ya komşu Türkiye, Bosna, Fas ve Mısır’la ilgili gözlem ve değerlendirmeleri ile bu ülkelerle ilişkilerin Avrupa Birliği Komşuluk Politikası bağlamında geliştirilmesiyle ilgili önerileri içeren bir eserdir. Eserin güncelliği kalmamakla birlikte AB ile adı geçen ülkeler arasında demokrasi ile hak ve özgürlüklere dayalı bir ilişkilerin benimsenmesindeki öneriler dikkate değer olup bu bağlamda yeri geldiğinde AB’nin çifte standardının da eleştirilmesi de kaydedilmelidir. Eser Arap Baharı öncesi AB’nin mezkûr ülkelere bakış açısını araştıranlara daha çok hitap etmektedir. İslam ile Batı ve demokrasi ile ilgili önde gelenleri hakkında aktarmalar ve gözlemler de kıymeti haizdir.
“Bugün bir tarafı tutup öbür tarafa karşı kavgayı sürdürmenin ilkel kan davalarından ne farkı var? Tarihe laboratuvar gibi bakmak ve hataların tekerrürünü önlemek için neler yapmak gerektiğini düşünmeliyiz.
Evvela görmeliyiz ki, kimse ‘öteki’ni yok edemiyor. Susturursa öfke patlamasıyla yeniden ortaya çıkıyor. … Birlikte yaşamayı, bunun hukuki şartlarını düşünmek zorundayız. Bunların başında kuvvetler ayrılığını içimize sindirmek, içimizde yanardağ gibi püskürmekte olan iktidar hırsını kuvvetler ayrılığı ilkesinin kurumlarıyla sınırlamak gerekiyor.”