"Benim vazifem duaya açılan avuçlarımda, beni yardıma taşıyacak imkânları aramaktı. İmkânlara dokunmak ve onu emekle hak etmekti." diyerek dipsiz kuyularda sandalyesiyle ayağa kalkıyor ve adeta yumuşak bir tonda şöyle haykırıyor: "Heey, engelsiz koş(a)mayanlar! Her şey mümkün ve /fakat engel/sizsiniz!!! Şahid ol ya Rab, şahid ol ya Rab, şahid ol ya Rab!..."
Hakkı haykıracak olanların kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeleri, davalarını en güzel şekilde temsil edebilmeleri, doğruyu eğip bükmeden olduğu gibi haykırabilmeleri davalarına olan bağlılıklarının gereğidir.
Ne başarının büyüsü ne de zafer sarhoşluğu... Sadece istiğfar ve dua... Tesbih ve teslimiyet.. İşte dava adamını farklı kılan enginlik ve zenginlik...
Sayfa 76Kitabı okudu
Evrenin bir kitap olduğunu biliyoruz, gezmeyince tekrara düşüyor ve aynı sayfaya takılı kalıyoruz. Evrendeki ibret ve hikmetleri okumak için hareket halinde olmak gerekiyor.