Butimar, Fas Edebiyatında mistik bir kuş efsanesidir. Deniz kıyısında yaşayan ve deniz suyunun bitmesinden endişe ettiği için içmeye kıyamadığı bir kuştur Butimar. Bu sebeple Butimar yazın dünyasında korkuyu, kaygıyı, kaybetme korkusunu, kavuşamamayı, sahip olduğu şeyi kullanamama gibi birçok duygu durumunu metafor olarak simgeler.
Birçok yazar-şair ilham almıştır Butimar karakterinden. Örneğin Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asara Bedel” kitabında da Butimar karakteri vardır.
Yazar Kaan Murat Yanık kitabında yer alan Yusuf karakteri bizi içindeki susuzluğu büyüten derin bir yolculuğa çıkarır. Deniz Yusuf’un içindedir, Yusuf her sayfada kendi içinde biraz daha eksilir. Yanık, Butimar edebi karakterini o kadar ince o kadar naif işlemiştir ki kitapta mest olmamak elde değil. Kişiler net değildir, daha çok ruhtur. Bu yüzdendir ki kitap bittiğinde aklımızda bir hikaye değil, kalbimizde bir his kalıyor.
Yazarı sadece edebi Butimar karakteri üzerinden tahlil etmek eksik kalır. Çünkü kitap çok katmanlıdır;
Simya Bilimi; Simya tarih boyunca sadece metalleri altına dönüştürme arzusu değil, aynı zamanda insanın kendi iç dönüşümü de simgeleyen bir yolculuktur. Yazar o kadar çok yönlü ki bu iki durumluda işlemiştir.
Zaman Kırılması, Zaman Bükülmesi, Paralel Evren; Kitap düz bir zaman zemini üzerinde ilerlemez; bazen zaman bükülmüş, bazen üst üste binmiş, bazen de günümüze gelerek paralel evreni kullanmıştır.
Tarih Bilimi; aralarında bir bağın olup olmadığı net anlaşılmayan iki zaman döneminde geçiyor kitap.
Daha az beklenti ile okumaya başladığım kitap bende derin izler bıraktı, kitabın son kısmı hatta hatta son satırında okuyucuda şok etkisi yaratıyor yazar. Eminim birçok okur devam kitabının olması gerektiğini düşünmüştür. Ben böyle bitmesini de çok sevdim, devam kitabını da