Mehmet Rauf'tan ilk roman tecrübem oldu.
İzmir'den İstanbul'a bir hayalin hüsranla sonuçlanması üstelik de yaralı bir kalple evine dönmesi...
Yazar türk aile yapısı ile avrupai aile yapısı arasında farklılıkları göz önüne koymuş. Bir kültür farkını ortaya koymak birini aşağılayıp diğerini göğe çıkarmak şeklinde olmamalı. Yüzyıllardır süregelen bir geleneği yerin dibine sokmak toplumu analiz etmek değildir. Tam tersine görücü usulü evliliklerde çok güzel nesiller de oluşmuştur.
Şu da var ki, bir şeye sınır konulunca daha cazip gelmesi ve ilginin ona kayması değişik yollara sevkeder. Nigarin sürekli eleştirilmesi ve hatta misafirin yaninda aşağılanması dürbünle kendine eğlence çıkarmasına sebep oldu.
Behiç'e gelince yüzyıllarca varlığı dünyayı güzelleştiren bir milletin ferdi olmasından övünmesi gerekirken her türlü bilgi hırsızlığı yapan avrupayi ilerlemenin merkezi olarak görmesi okumuş cahil kategorisinde yer alması sonucuna varıyorum.
Kitapta toplumun birçok yarası ele alınmış. Sosyolojik, psikolojik ve ideolojik değişiklik ele almış.