Hristiyanlığın doğa karşıtlığı tam da bu noktada başlar; kadının ve erkeğin doğasına, yani insan'ın doğasına karşıtlığı...
Erkeksiz kadınlar, kadınsız erkekler...
Konuşuyorsak sözcükleri iyi anlamak, düşünüyorsak kavramları iyi bilmek, yaşıyorsak duyguları iyi tanımak zorundayız. Çünkü kelimeleri anlar, kavramları bilir, duyguları ise tanırız. O halde sözcükleri anlamadıkça dile, kavramları bilmedikçe düşünceye, duyguları tanımadıkça kendimize dair asla sağlıklı bir tasavvurun sahibi olamayız.
Kimileri çıkar "Âşık-ı sâdık menem/Mecnun'un adı var" deyiverir; kimileri de çıkar İsmail Hakkı hazretleri gibi vecd u istiğrak içinde "Benem ol aşk bahresi/Denizler hayran bana" der.