İnsanların büyük çoğunluğu düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgârın önüne, havada süzülür dönüp durur sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.
kitaplığımdaki çoğu kitabın konusunu unuttum ama bana hissettirdikleri duyguyu her kitaptaki ayrı dünyaları hatırlıyorum orda yaşamışım gibi bu galiba başka şehirlerdeki insanlarla tanışıp eve dönmek gibi.
-Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!
-Peki sen ne görüyorsun bakalım?
-İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.