Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur.
Ursula'nın ilmek ilmek ördüğü Yerdeniz evreninin üçüncü kitabı olan En Uzak Sahil ile devam ediyoruz seriye. Yerdeniz büyücüsünde Ged'in büyüme hikayesini okurken Atuan Mezarlarında kendini özgür kılma cesaretini bulan Tenar'ın hikayesini okumuştuk. Bu kitapta Ged'in hikayesine tekrar geri dönüş yapıyoruz ama bu sefer Ged'i tüm yerdeniz evreninin başbüyücüsü olarak görüyoruz. Aradan geçen zamanda Ged olgunlaşmış ve gücünün kudretini ve sınırlarını keşfetmiştir.İlk kitapta çocuk Ged'i okurken bu kitapta bilge Ged'i görüyoruz ama bu sefer yeni bir karakter daha ekleniyor hikayemize; Enlad prensi Arren. Morred'in oğlu Arren, uzak diyarlardan geliyor Çevik Atmaca'ya tüm evrende büyünün kaybolduğunun haberini vermek için. Arren ilk gördüğü andan itibaren Çevik Atmacaya hayranlık duyuyor ve bu hayranlığın körüklediği sadakat duygusuyla ona hizmetini sunuyor. İkili, evrenin en ucuna doğru yolculuğa çıkıyor; en uzak sahile. Ursula'nın da kitabın açıklamasında dediği gibi bu kitap ölüm hakkında ama ölüm, diğer deneyimler atlatabileceğimiz bir deneyim değil. Bu yüzden kitapta da Ged ve Arren ile beraber en uzak sahile gidiyoruz; yaşamın ölüm olmadan anlamsız olduğunu görmek için. Bizden bağımsız varolduğu için bize anlamsız gelen her şeyin, onları bir daha görememe ihtimaliyle veda etmeden önceki anda ne kadar anlamlı gelebileceğini görmek için. Kaybetmenin eşiğine gidiyoruz, ölümün yaşamanın bedeli olduğunu görmek için. Bir mum yakan bir gölge yaratır, ilk kitapta da dendiği gibi.
Bu kitapta, en büyük korkumuzla yüzleştiriyor Ursula bizi. Yaşamaktan korkmayın sonunda ölüm olduğu için çünkü ölümden korkmak yaşamı reddetmektir diyor Ursula. Hayatta bir şeylere sahip olmanın koşulu onları kaybetme ihtimalini de kabul etmektir. Yerdenizi sevmemdeki en büyük nedenlerden biri, düşük