Bir adam bir kadına vuruyor, kadından sen utanıyorsun. Bir kadın bir çocuğa vuruyor, çocuktan sen utanıyorsun. Bir çocuk bir kediyi dövüyor, kediden sen utanıyorsun. Bir kedi bir serçeyi tutuyor, serçeden sen özür diliyorsun.
Peri değilsin. Olsan küçük İskender senin için yazmış olurdu o dizeyi, "Periler ölürken özür diler." İnsan olduğun için bütün günahlar için özür dilemek istiyorsun. İsa peygamber gibisin, bütün günahlar için sen yansan, bitecek olsa, yanacaksın. İnsansın, bitsin bu ıstırap da nasıl biterse bitsin istiyorsun. Çünkü sen de Muhammed peygamber gibi kedi uyanmasın diye eteğini kesebilirsin. Musa gibi öleceksek ölelim deyip çöle gidebilirsin. Sen daha az değilsin. Daha az olmadığın için herkes için ve hep utanabilirsin.
Kahkaha biriktirilen birşey değilmiş. Yaşta öyle. Kimse göğsümüzü yarmadan da kalbimiz kendini dışarı atabilirmiş. Mesela dakikada kaç atım, bu dünyada kaç kez varız? Yutkunmak ne değildir bilmiyoruz. Biz bu dünyaya dair hiç bir şey bilmiyoruz....
Ey izzeti nefis hangi çaresizliğin önünde diz çöktün öyle
Ey yüce dağlarla yarışan gurur hangi ayaklar çiğnedi seni
İçinde bir türlü ateşkese yanaşmayan bir savaş
Her akşam dağılmış ordular gibi dönüyorsun şehre